Esas No
E. 2016/3532
Karar No
K. 2018/3136
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2016/3532 E.  ,  2018/3136 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Defter ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM: Mahkumiyet

1.213 sayılı VUK'nın 359/a-2. maddesinde düzenlenen defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine esas olmak üzere istenmesi halinde yetkili kimselere ibraz edilmemesi sonucunda oluştuğu cihetle, dosyada mevcut 05.10.2011 tarih ve ... sayılı defter ve belgelerin ibrazına dair istem yazısının incelenmesinde, 2011 takvim yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin 213 sayılı VUK'nın 134. maddesinde öngörülen vergi incelemesine esas olmak üzere istenmediği, vergi incelenmesinde amacın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu, sanıktan anılan yıla ait yasal defter ve belgelerin ise 213 sayılı VUK'nun 148. maddesi gereğince, banka bilgileri ile KDV beyannameleri arasındaki uyumsuzluğun tespiti ve giderilmesi, diğer bir anlamda bilgi toplama amacıyla istenildiğinin anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2.Kabul ve uygulamaya göre de;

a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, bu koşulun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alınarak; adli sicil kaydı bulunmayan ve hükmolunan cezası ertelenen sanık hakkında zarar giderilmediğinden bahisle yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.