8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/5561 E. , 2018/9643 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekili; 31.08.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 01.01.2012 başlangıç tarihli iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak birikmiş kira alacaklarının tahsili ve tahliye talep etmiştir. Ödeme emrinin davalıya 08.09.2015 tarihinde tebliği üzerine davalı süresinde verdiği dilekçe ile alacaklı tarafa borcunun olmadığını, aralarında 25.08.2014 tarihinde yapılan yeni bir kira sözleşmesi olduğunu bu sözleşme ile üç yıllık peşin kira bedelini ödediğini belirterek takipteki kontrata ve borca itiraz etmiştir. İtiraz üzerine davacı icra mahkemesine başvurarak taraflar arasındaki tek geçerli sözleşmenin takipte sunulan sözleşme olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ve tahliye talep etmiştir. Davalı vekili takibe dayanak kira sözleşmesinin feshedildiğini ve 25.08.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin yapıldığını ve 25.08.2014 tarihine kadar olan bütün borçların ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece her ne kadar davalı tarafça kira kontratına itiraz edilmiş ise de yeni kira sözleşmesi yapıldığı ve 3 yıllık kira bedelinin peşin olarak ödendiğinin beyan edilmiş olması karşısında kira ilişkisinin tevil yolu ile kabul edildiği ve takip konusu borcun da ödendiği ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne ve kiralanan taşınmazdan tahliyeye karar verilmiştir. Davalı vekili yargılama sırasında taraflar arasında imzalanan 25.08.2014 tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi sunmuştur. Davacı vekili sunulan sözleşmeyi kabul etmediklerini sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmiştir. Davalı vekilince sunulan ikinci kira sözleşmenin Hususi Şartlar 12. maddesinde bu tarihe kadar taraflar arasında 01.01.2012 tarihli sözleşmeye göre ödenmesi gereken tüm borçların kiracı tarafından ödendiği, kiraya verenin hiç bir alacağı olmadığı, iş bu sözleşme ile eski tarihli olan 01.01.2012 tarihli sözleşmenin feshedilmiş olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı vekilinin sunulan yeni tarihli kira sözleşmesindeki imzayı inkarı ve 25.08.2014 tarihli sözleşmenin içeriği gözönüne alınarak mahkemece işin çözümünün yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabule karar verilmesi doğru görülmemiştir.