Esas No
E. 2015/21131
Karar No
K. 2018/10818
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2015/21131 E.  ,  2018/10818 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, dava konusu 105 ada 27 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 50 yıl önce yapılan takas ve rızai taksime uygun şekilde kullanıldığını, vekil edenleri tarafından kendilerine düşen kısıma harman ve samanlık yapıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın dava dilekçesine ekli plan örneğinde olduğu şekilde 201,62m2 lik kısmının müstakil olarak vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazda harman ve samanlık olarak kullandıkları bölümün 1960 yıllarında davacıların mirasbırakanı ... ... ile davalının kök mirasbırakanı ... arasında yapılan taksime dayalı olarak kendilerine bırakıldığını, o tarihten bu yana taşınmazın doğu kısmı ile yol arasında kalan bölümün kendileri tarafından kullanıldığını açıklayarak, dava dilekçesine ekli krokide yeşil çizgi ile gösterilen, harman ve samanlığın bulunduğu 201,62 m2 'lik kısmın müstakil olarak adlarına tescil edilmesini istemişlerdir. Dosya içeriğinde mevcut tapu kaydı ve tedavüllerinden, davaya konu 105 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, 16.07.1992 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında davacılar ile davalının babası adına tespit edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleşerek 09.03.1993 tarihinde kadastro nedeni ile tapuya tescil edildiği, davalının babası İzzet Aksoy tarafından kendisine ait hissenin satış yolu ile davalıya devredildiği görülmüştür. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, kadastro öncesi yapılan taksim ve zilyetlik hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Az yukarıda bahsedildiği üzere, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağı itiraz edilmeksizin kesinleşerek 09.03.1993 tarihinde tapuya tescilinin yapıldığı, davanın ise 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 22.12.2014 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, Mahkemece, davacıların tespit öncesi taksim ve zilyetlik hukuki nedenlerine dayalı olan isteklerinin 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gereklidir. Tüm bu açıklamalar nedeni ile Mahkemenin gerekçesi, kadastro tespitinden önceki taksim ve zilyetliğe dayalı istem bakımından doğru değil ise de, ret kararı sonuç itibariyle doğru görüldüğünden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru görülen mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog