Esas No
E. 2015/12130
Karar No
K. 2018/5257
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

19. Ceza Dairesi         2015/12130 E.  ,  2018/5257 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: 5977 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Biyogüvenlik Kanunu, 2. maddesinde, genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO), GDO’lardan elde edilen ürünler, GDO ve ürünleri, işleme, piyasaya sürme , bulaşan gibi önemli teknik terimlere dair tanımlara yer vermiştir. Buna göre: Genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO): Modern biyoteknolojik yöntemler kullanılmak suretiyle gen aktarılarak elde edilmiş, insan dışındaki canlı organizmayı, GDO’lardan elde edilen ürünler: Kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilmekle birlikte GDO içermeyen veya GDO’dan oluşmayan ürünleri, GDO ve ürünleri: Kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilen, GDO içeren veya GDO’lardan oluşan ürünleri, İşleme: GDO ve ürünlerinin, gıda, yem veya diğer amaçlarla kullanılmasını sağlamak için yapılan ve ürünün ilk halini önemli ölçüde değiştiren herhangi bir faaliyeti, Piyasaya sürme: Bu Kanun kapsamındaki her türlü ürünün bedelli veya bedelsiz olarak piyasaya arzını, ifade etmektedir. 5977 sayılı Kanun kapsamındaki ürünlerin ithali, üretimi, işlenmesi, çevreye serbest bırakılması gibi faaliyetler insan, hayvan ve çevre sağlığı bakımından dolayı önemi sebebiyle bir rejime tabi tutulmuş ve bu sisteme aykırı fiiller ise suç veya kabahat olarak tanımlanmıştır.

Bu kapsamda olmak üzere; Biyogüvenlik Kanunu’nun 15/1. maddesinde “GDO ve ürünlerini bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ithal etme, üretme veya çevreye serbest bırakma” fiili suç olarak tanımlanarak beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır.

Kanunun 15/2. maddesi de, “Bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde ithal edilen veya işlenen GDO’ları veya GDO ve ürünlerini, ithal izninde belirlenen amaç ve alan dışında kullanma, satışa arz etme, satma veya devretme ya da bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alma, kabul etme, nakletme veya bulundurma” fiili suç olarak tanımlanmış ve dört yıldan dokuz yıla kadar hapis ve yedi bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır.

Ayrıca 29014 sayılı ve 29.05.2014 tarihli Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 13/8/2010 tarihli ve 27671 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına, “nn) GDO Bulaşanı: Genetik modifikasyon teknolojisi uygulanan veya uygulanmayan bir üründe, birincil üretim aşaması dahil üretim, imalat, işleme, hazırlama, işleme tabi tutma, ambalajlama, paketleme, nakliye veya muhafaza sırasında ya da çevresel faktörler ile teknik olarak engellenemeyen, önlenemeyen veya tesadüfi olarak bulaşan GDO’ ları,” bendi eklenmiştir. Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin başlığı “Numune alma, analiz ve değerlendirme” olarak değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 4. bentte, "Analiz sonucunda üründe % 0,9 ve altında GDO tespit edilmesi halinde bu durum GDO bulaşanı olarak değerlendirilir." şeklindeki ibareye yer verilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince;

Bandırma ... yetkililerince 13.04.2012 tarihinde sanık ...'nın yetkilisi olduğu .... Tic. Ltd. Şti.'ne ait Bandırma İlçesinde faaliyet gösteren ... Soya Fabrikasında yapılan denetim sırasında ... Soya markalı üründen alınan numunenin İzmir Gıda Konrol Laboratuvar Müdürlüğüne gönderildiği, 10.05.2012 tarihli muayene ve analiz raporuna göre ürün içerisinde GDO tespit edildiği ancak raporda GDO oranına ilişkin bir tespitin yer almadığı, sanık hakkında 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'nun 15/1. maddesi uyarınca iddianame tanzim edildiği ve yapılan yargılama sonucu sanık hakkında anılan madde uyarınca mahkumiyetine dair karar verildiği görülmüş ise de; sanığın savunmasında, ithal ürünlerde GDO kaşesi bulunduğunu ancak yerli ürünlerde bu kaşenin bulunmadığını, GDO lu ürün tespiti yapıldığı sırada işletmede hayvan yemi olarak kullanılmak üzere 2-3 ton kadar GDO lu ürün bulunduğunu, GDO lu ürün olarak tespit edilen ürünün üretiminde kullanılan hammeddenin Adana İlinden tedarik edildiğini, bu üründe GDO olmadığına dair faturalar bulunduğunu, GDO lu ürünlerle GDO suz ürünleri farklı yerlerde depoladıklarını ancak buna rağmen bulaşma olabileceğini düşündüğünü beyan etmesi, dosya içersinde sanığın yetkilisi olduğu firmanın, ... Ticaret Limited Şirketinden 107.510 kg GDO suz soya fasulyesi aldığına dair 29.02.2012 tarihli faturanın bulunması, ayrıca sanığın yetkilisi olduğu firmaca GDO lu ürün işlemesi yapıldığının yine dosya içerisinde bulunan 21.03.2012 tarihli faturadan görülmesi, kovuşturma aşamasında mahkemece şahit numune üzerinde Ankara Ulusal Gıda Laboratuvar Müdürlüğünde yaptırılan ikinci analiz sonucu düzenlenen 01.02.2013 tarihli raporda da, ürün içerisinde GDO bulunduğunun tespit edilmesine rağmen GDO oranına ilişkin bir ibareye yer verilmemesi karşısında, öncelikle sanığın yetkilisi olduğu firmanın suç tarihi itibari ile ürettiği GDO lu üründe kullanılan hammeddenin ... Ticaret Limited Şirketinden temin ettiği soya fasulyesi olup olmadığının tespiti yoluna gidilmesi, bu husus belirlendikten sonra sanığın üzerine atılı suç yönünden kastının bulunup bulunmadığı hususu ile birlikte, 29014 sayılı ve 29.05.2014 tarihli Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 13/8/2010 tarihli ve 27671 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen " GDO bulaşanı" kavramı açısından da değerlendirme yapılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine dair karar verilmesi,

Kabule göre de;

1.) Sanığın eyleminin 5977 sayılı Kanun'un 15/2. maddesinde düzenlenen suç tipine uymasına rağmen, aynı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,

2.)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.