Esas No
E. 2017/2551
Karar No
K. 2018/9783
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2017/2551 E.  ,  2018/9783 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılardan ... vekili ile bir kısım davalılar tarafından verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm,davalılardan ... vekili ile bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki İstiklal mahallesi 687 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;

1.Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın değerinin tespiti için emsal alınan 688 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 2010 yılı emlak vergi bildirimindeki m2 birim fiyatı esas alınarak değerlendirme tarihi olan 18.08.2006 tarihine endeks oranı uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazın m2 birim fiyatının tespit edilerek bedel belirleyen rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapıldıktan sonra dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, değerlendirme tarihi olan 2013 yılında bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden, emsal taşınmazların, bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir şekilde tapu kayıtları Tapu Müdürlüğünden istenip, Şehir Hali Hazır Haritası üzerinde dava konusu taşınmaz ile emsal kabul edilen taşınmazların birbirlerine olan mesafeleri ve bu taşınmazların ilçenin merkezi yerlerine (Adliye, Hükümet Konağı, Belediye Binası, ticari nitelikte olan yerler gibi) olan uzaklıkları fen bilirkişisine işaretlettirilip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmaza göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, geçersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi,

2.Dava konusu taşınmazda kayıt maliki hissedarlardan ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... kızı ... ve ... oğlu ... isimli şahısların isimlerinin düzeltilmesi için ilgililere süre verilerek, tapuda isim tashihi yapılmadan ve bu kişiler ile davalılar arasındaki hususi ilişki tespit edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,

3.Dava konusu taşınmazda tapu kayıt maliki olan ...'ın hissesine düşen bedele hükmedildiği halde gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmemesi,

4.... isimli şahsın taraf sıfatı bulunmadığı halde gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmesi,

5.2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılmadığından, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin dolduğu tarihi takip eden günden başlayarak karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

6.Dava konusu taşınmazda ölü tapu kayıt maliki ... hissesindeki hacizlerin, tespit edilen bedelin mirasçılarının hisselerine düşen bölüme yansıtılmaması, Doğru görülmemiştir.

Davalılardan ... vekili ile bir kısım davalıların temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.