Esas No
E. 2017/12380
Karar No
K. 2018/6499
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2017/12380 E.  ,  2018/6499 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve muhtesat bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davacılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 05/04/2018 günü temyiz eden davacılar vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden temyiz eden diğer tarafların yokluklarında duruşmaya başlanarak davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava ve birleşen davalar, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 633 ada 32 parsel ile 620 ada 31 parsel sayılı taşınmazların zeminine emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;

1.Dava konusu taşınmazlar arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazların eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları ./.. açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.

Hükme esas alınan 05.10.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda emsal olarak alınan 1591 ada 2010, 2014 ve 2015 parsel sayılı taşınmazların satış tarihlerindeki m2 birim fiyatları dava tarihine endekslendikten sonra bu üç emsalin endeksli m2 birim fiyatının aritmetik ortalaması alınarak yapılan kıyaslama sonucu tespit edilen bedele hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin; aynı Kanunun 15/son maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle yapılması gerektiğinden asıl ve birleşen davaların dava tarihleri gözetilmeden taşınmazlara değer biçildiğinden alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.

Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

2.Birleşen 2011/202E. sayılı dosya yönünden; dava konusu 633 ada 32 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıların enkazının davacılar tarafından alınıp alınmadığı araştırılarak alınmadığının tespiti halinde enkaz bedelinin düşürülmeyeceğinin gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, dosyada mevcut son tapu kaydına göre davacılar 633 ada 32 parsel sayılı taşınmazın tamamına malik olduğu halde, yapı bedeli eski hisselerine göre hesaplanmak suretiyle aza hükmedilmesi ve hüküm altına alınan miktara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği halde, tam kabul gibi hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir.

Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davacılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.630,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanunu K4650 md.10
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.