3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2017/17771 E. , 2018/10477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Katılan sanık ...'ın 25.08.2017 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinden, kendisi hakkında sadece mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü sanık sıfatıyla temyiz ettiği; yine katılan sanık ...'in 14.08.2014 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinden katılan sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu ve sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan açılmış bir dava ve kurulmuş bir beraat hükmü bulunmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
1.Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ve sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanık ...'in üzerine atılı suç, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b,son maddeleri kapsamında olup alt sınırı 5 yıl hapis cezasından fazla olduğundan 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesinin açık hükmü karşısında sanığa zorunlu müdafii tayini gerektiğinden, müdafii atanmadan yargılama yapılması ve sorgusu sırasında zorunlu müdafii bulunmaksızın savunmasının alınması suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak CMK’nin 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
b)Katılan ... hakkında düzenlenen Sivas Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.12.2013 tarihli raporunun sonuç kısmının (4) numaralı bendinde, katılanın yaralanmasının "duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığını belirlemek için; farklı merkezlerde yapılan ...'a ait odio bulguları uyumsuz olduğundan mevcut işitme kaybını tespit etmek ve dava konusu olayla illiyetini değerlendirmek için Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkinin sağlanarak ileri odiolojik yöntemlerle işitmesinin değerlendirilmesinin uygun olacağı" nın belirtildiği, bu doğrultuda Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 16.04.2014 tarihli raporun aldırıldığı, ancak bu raporun talep edilen nitelikte bir rapor olup olmadığının denetimi ve katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmesi için Sivas Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilmesi ve ek rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16.04.2014 tarihli raporu tek başına hükme esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c)Sanık ...'ın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile katılan ... arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
ç)Sanık ...'in suç tarihinde iş yerinde babası ile bulunduğu sırada, katılan ...'ın, babası İbrahim ile birlikte gelerek, tehdit ve hakarette bulunması üzerine katılan ...'a yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlemesi karşısında; sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
d)Sanık ...'in, katılan ...'i hem kemik kırığına, hem yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, hem de duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
e)Sanık ...'in katılan ...'i duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralaması nedeniyle, cezasından artırım uygulanırken uygulanan kanun maddesinin hükümde 5237 sayılı TCK'nin 87/2-b maddesi yerine TCK'nin 87/2-c maddesi olarak hatalı gösterilmesi,
f)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıklar Ömer ve İbrahim'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin, sanıklar İbrahim ve Sinan'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...'in CMUK 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.