17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2017/3150 E. , 2018/5884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, 10/09/2000 tarihinde davalı ...'ın ehliyetsiz şekilde motorsiklet kullandığını ve şerit ihlali yaptığını, bu nedenle karşıdan gelen ...'nın kullandığı, motorsiklet ile çarpıştığını, meydana gelen kazada ...'nın %10 oranında malül kaldığını, kazadan sonra ...'nın güvence hesabına usulüne uygun şekilde yaptığı başvuru sonucu, kaza tutanağı ve maluliyet oranına ilişkin raporlar ışığında tanzim edilen aktüer raporuna göre 15.221,00 TL tazminata hak kazandığını ve tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili için ... Müdürlüğü'nün 20120/124 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının itirazı sonucu takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, davalının ... Müdürlüğü'nün 2012/124 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına asıl alacağa ödeme tarihi olan 29.09.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., kazada kendisinin herhangi bir kusuru olmadığını, olay anında sağlıklı düşünebilecek durumda olmadığını, kendisine herhangi bir belge imzalatıldı ise de bu belgelerin içeriğini bilmediğini ve belgeleri kabul etmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının davasının ... Kurumu Raporunda belirtilen kusur oranında kabulüne, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte 11.415,80 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, bu davanın amacı borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamaktır. Davacı da dava dilekçesinde borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Mahkeme 25/03/2013 tarihli hükmünde alacak davası gibi davayı sonuçlandırmış olup davacı ıslah ile davasını alacak davasına dönüştürmediğine göre verilen hüküm hem HMK.nın 26. maddesine, hem de HMK.nın 297. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,