Esas No
E. 2018/6096
Karar No
K. 2018/14148
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2018/6096 E.  ,  2018/14148 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin kayden maliki bulunduğu 1173 parsel sayılı taşınmaza, davalıların taşkın inşaat yapmak ve çitlerle çevirmek suretiyle müdahalede bulunduğunu açıklayarak, vaki müdahalenin önlenmesine ve müdahale eden kısmın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., ... ve ... davanın reddine ve temliken tesciline karar verilmesini istemiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, "Davacı tarafça açılan elatmanın önlenmesi davasının REDDİNE, davalı tarafın tescile ilişkin talebinin de REDDİNE” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1173 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu ve davacının iddiasının 1409 parsel sayılı komşu taşınmazı kullanan davalıların, taşkın inşaat yapmak suretiyle taşınmazına müdahalede bulunduğu, davalıların 1173 parsel sayılı taşınmazda kayıttan kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişilerinin 14.12.2004 tarihli raporu ve eki krokiye göre de, davacının müdahale edildiğini iddia ettiği 34.74 m2'lik alanın 1173 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve Yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Hal böyle olunca; mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 13.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog