15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2018/1143 E. , 2018/2536 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince arsa sahiplerine yapılıp teslim edilmesi gerekip de teslim edilmeyen bağımsız bölümlerin teslim ve tescili, teslim ve tescilin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki bedellerinin faiziyle birlikte tahsili ve gecikme tazminatı alacaklarının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacının talebinin "ifa yerine olumlu zarar" olduğu kabul edilerek dava konusu bağımsız bölümlerin bedelleri toplamı 200.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yüklenicinin, temerrüdü halinde ifa yerine geçen olumlu zarar sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106/II ve dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/II fıkrasında düzenlenmiştir. Bu madde hükümlerine göre borçlunun temerrüdü halinde alacaklının, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu madde gereğince, alacaklının ifa yerine geçen zararı isteyebilmesi için borçlunun temerrüdünden itibaren derhal borcun ifası ve gecikme cezası isteme hakkından vazgeçtiğini bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istemesi gerekmektedir. Davacının dava dilekçesindeki talebi bu doğrultuda olmayıp tapu iptâli ve tescil, mümkün olmaması halinde bedelin tahsili ve gecikme tazminatını içermektedir. Aynen ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçerek ifa yerine geçen tazminat talebi ya da bu anlama gelecek bir istemi bulunmamaktadır. Davacı arsa sahiplerinin ve vekillerinin dava tarihinden önce davalı kooperatife keside ettikleri ihtarnameler ve gönderdikleri yazıda da ifa yerine geçen zarar talebi bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının tapu iptâli ve tescil, mümkün olmaması halinde iptâli istenen bağımsız bölümlerin bedeli talebinin terditli talep olduğu, incelenmesi gerektiği, bu halde davacı arsa sahipleri gecikme halinde sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106/II. fıkrası 1. cümlesi uyarınca gecikme tazminatı da isteyebileceklerinden, davacı arsa sahipleri vekiline hangi bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptâl ve tescilini talep ettikleri, terditli talep olarak bu bağımsız bölümler için ne miktarda bedel isteminde bulundukları açıklattırılıp tapu iptâl; tescil, gecikme tazminatı ve iptâl ile tescilin mümkün olup olmadığı konusunda araştırma yapılıp deliller değerlendirilerek tapu iptâli tescil, mümkün olmaması, halinde bedeli ve gecikme tazminatı istemi konularında sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile talep edilmeyen ifa yerine geçen olumlu zarara hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.