Esas No
E. 2017/9436
Karar No
K. 2018/15040
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2017/9436 E.  ,  2018/15040 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince bu kararın tavzihi isteminin reddine ilişkin hükmün ise davacı idare vekilince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... adına tescili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince; daha sonra davacı idare vekilinin 13.10.2015 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi kurulunca tespit edilen bedelin tamamının davalı adına bankaya yatırılması ve yatırılan bu bedelin tamamının ödenmesine karar verilmiş olmasına rağmen, tespit edilen bedelden damga vergisi düşülmek suretiyle eksik yatırılan bedelin kamulaştırma bedeli olarak tespiti ile davalılara ödenmesi talepli tavzihine ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş; bu kararda davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.

HMK.nın 305.maddesinde yer alan; ''Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir'' hükmü gözetildiğinde, tespit edilen bedelin tamamının davalı adına bankaya yatırılması gerektiği dikkate alındığında, tavzih talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğine dair karar verildikten sonra temyiz incelemesi yönünden yapılan incelemede; Arsa niteliğindeki Kesikkapı Mahallesi, 300 ada 52 parsel sayılı taşınmaza bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki;

1.Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazların eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu yönteme uyulmadan eksik inceleme sonucu uygun emsal bulunmadığı gerekçesi ile piyasa rayiçlerine göre değer biçen geçersiz rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.

Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazların, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazların değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

2.Dava konusu taşınmazın 3. derece arkeorolojik sit alanında kalmasının kamulaştırma bedeline etkisi olamayacağından, taşınmazın tespit edilen m² bedelinden sit alanında kalması nedeniyle %10 değer kaybı düşülmesi, Doğru olmadığı gibi;

3.7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden, Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.