Esas No
E. 2013/825
Karar No
K. 2013/7410
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/825 E.  ,  2013/7410 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı

... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 20.09.2012 gün ve 525/1333 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, tarafların 1971 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde ...Yapı Kooperatifi üyeliği nedeniyle edinilen 6495 ada 12 parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölümün vekil edeninin gelir ve birikimiyle edinildiğini, ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, dairenin alınmasına davalının hiçbir katkısı bulunmadığını açıklayarak 5.500 TL katkı payı alacağını dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, kooperatif taksitlerinin vekiledeni tarafından ödendiğini, davacının katkı ve desteği olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 20.06.1971 tarihinde evlenmişler, 23.08.2003 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 26.12.2005 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202, 4722 s.K.10 m.). Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 23.08.2003 tarihinde sona ermiştir (TMK'nun 225/2). Dava konusu 6495 ada 12 parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölüm 07.02.1986 tarihinde ifraz yoluyla ... Kooperatifi adına tescil edilmiş, sonraki bir tarihte davalı ... Doğan adına tescil edilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamından, dava; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde kooperatif aracılığı ile edinilen taşınmazın edinilmesine yapılan katkıdan kaynaklanan 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca açılan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma yeterli olmadığı gibi ulaşılan sonuç da dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı vekili, kooperatif ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını açıklayarak istekte bulunmuştur. Davacı polis memuru, davalı ise hemşire olarak görev yapmaları nedeniyle düzenli bir gelire sahip kişilerdir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı ... 1982 yılında ... Kooperatifi'ne üye olmuş, kooperatif dairesi 15.09.1996 tarihinde ...’a teslim edilmiş, davacı ... 06.10.1991-12.09.1991-05.10.1992-30.12.1993-13.03.1995 ve 22.01.1996 tarihlerinde Polis Sandığı'ndan mesken ve ihtiyaç kredisi kullanmıştır. Bundan ayrı; davacı tanığı babasından kalan mirasın satılması neticesinde davacıya düşen 1.667 TL'nin davacıya gönderildiğini, bu paranın daire taksitlerinin ödenmesinde kullanıldığını bildirmiş, kooperatif kayıtlarından taksitlerin davalı ... tarafından ödendiği anlaşılmakta olup uzman bilirkişi, kooperatif ödemeleri ile tarafların gelirinin incelenmesi sonunda davacı katkısının % 44.50 oranında olduğunu açıklamıştır. Bu açıklamalar ve dosyadaki bilgi ve belgeler karşısında davacının kooperatif ödemelerine katkısı bulunmadığının kabulü hayatın olağan akışına uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece yapılacak iş; tarafların gelirleri davacının Polis Sandığı'ndan aldığı krediler ile babasından miras yoluyla düşen tanıklar tarafından daire taksitlerinin ödenmesinde kullanıldığı açıklanan 1667 TL'de dikkate alınarak tarafların taşınmazın teslim edildiği tarihe kadarki toplam gelirlerinden yanların sosyal statüsü ve durumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamalar ile kocanın 743 sayılı TMK.nun 152. maddesi uyarınca evi geçindirmek yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenmesi için konunun uzmanı bilirkişiden rapor alınması, davacının tasarrufları, Polis Sandığı'ndan aldığı krediler ve miras payına düşen para ile sağlayabileceği katkı miktarının saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak varsa katkı alacağının tespit edilmesi, bunun olanaklı olmaması halinde ve aşağıda belirtilen yemin delili ile de bir sonuca varılamaması durumunda, somut olayın özelliği, dosya kapsamı ve davacının dosyaya yansıyan durumu, hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri ile TMK.nun 227, 6098 sayılı TBK'nun 50 ve 51 (818 sayılı BK.nun 42 ve 43.) maddelerinin uygulanmasının düşünülmesi, böylece hak ve adalet duygusunun tatmininin sağlanması bakımından toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek Mahkemece davacıya uygun alacak niteliğinde bir tazminatın takdiri konusunda bir karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan; davacının dava dilekçesinde “...her türlü ...” kanıt demekle yemin deliline de dayandığının kabulü gerekir. TC. Anayasası'nın 36. maddesinde, herkes meşru vasıta ve yollarla mahkemelerde iddia ve savunma hakkına sahiptir. Yine TMK.nun 6.maddesine göre, iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Davacının iddiasını ispat bakımından yemin deliline de dayandığı anlaşıldığına göre, öncelikle davacı tarafa yemin teklif hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulması, kullanmak istediği takdirde usulüne uygun bir biçimde davalının HUMK.nun 337 (HMK.nun 227.m. vd) maddesi gereğince davet edilmesi ve HMK.nun yemine ilişkin hükümleri dikkate alınarak usulüne uygun bir biçimde yemin teklifini kabul ettiği taktirde davalının yeminli beyanının alınması ve elde edilecek sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu gerekliliğe uyulmadan yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog