Esas No
E. 2012/14422
Karar No
K. 2013/3886
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2012/14422 E.  ,  2013/3886 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tescil

... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.09.2012 gün ve 371/395 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davalı ... vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraftan başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, davacının komşu 121 parsel maliklerinden biri olup 121 parselin batısında ... İkizdere Devlet karayolunun doğusunda kalan tespit dışı bırakılan alanı imar-ihya ederek 70 yıldan bu yana olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı ve eklemeli zilyetlik yolu ile malik sıfatı ile zilyet olarak kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin tarım arazisi haline getirdiği taşınmaz üzerinde 10-15 yıl önce karkas bina yaptırdığını açıklayarak söz konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, üzerinde bulunan muhdesatın (binanın) tapunun beyanlar hanesinde şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, aynı Mahkemenin 2009/118 Esas sayılı dosyasında davacının dava konusu yerin ... arazisi olduğunu açıklayarak sadece üzerindeki muhdesatın adına tespitini istediğini, ... arazisi olduğunun davacının kendi beyanından anlaşıldığını, malik sıfatı ile zilyetlikten söz edilemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, ayrıca TMK’nun 713/6. maddesine göre taşınmazın ... adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Davalı ... Tüzel Kişiliği Temsilcisi, dava konusu taşınmazı bildi bileli davacı ... tarafından çay bahçesi olarak kullanıldığını, daha sonra davacının taşınmaz üzerine 3 katlı bina yaptığını açıklayarak açılan davaya bir diyeceği olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz 1961 yılında yapılan tapulama çalışmasında “dere yatağı” niteliği ile tespit harici bırakılmıştır. Davacı, bu alanı imar-ihya ettiğini, tarım arazisi haline getirdiğini, 70 yıldır kullanıp, üzerine 10-15 yıl önce bina yaptığını iddia ederek adına tescil istemiştir. Mahkeme gerekçesinde ise, öncesi aktif dere yatağı olan dava konusu taşınmazın 2008 yılından sonra yapılan ıslah çalışmaları neticesinde derenin aktif yatağından kurtulduğu, bu nedenle davacının davasını açmış olduğu 10.05.2010 tarihi itibariyle kazanma koşullarının oluşmadığı açıklanarak dava reddedilmiştir. Dosya arasında bulunan ... 22. Bölge Müdürlüğü'nün 10.03.2011 tarihli cevabi yazısında, söz konusu alanda Bölge Müdürlüğü tarafından İyidere vadisi ıslahı ikmal inşaat işi kapsamında 2008 yılında istifli taş tahkimatı yapıldığı, dava konusu A ve B ile gösterilen taşınmazların akifer alanı içinde kaldıkları, akifer alanlarında koruma tedbirleri olarak hiçbir yapıya, depolamaya, katı ve sıvı atık boşaltılmasına izin verilmediği bildirilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonunda alınan uzman jeoloji yüksek mühendisi bilirkişi 22.05.2012 tarihli raporunda, uzun yıllar İyidere deresinin taşmadığını, derenin aktif etkisi altında olması halinde tarımsal toprağın birikmeyeceği, batıdan geçen İyidere deresi arasında 2008 yılında ... tarafından inşa edilen taşkın koruma bendi ile bu bölgenin derenin taşkın etki sahası dışında kalmasının sağlandığı açıklanmıştır.18.05.2012 tarihli iki ... mühendisi bir inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da, dava konusu taşınmaz ile şuan akan İyidere deresi arasında 100-150 metre mesafe olduğu ve 2008 yılında dere kenarına ... tarafından yapılan istifli taş tahkimatı ve dere ıslahı ile de artık tamamen derenin etkisinden kurtulduğu belirtilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından taşınmazın 1970’li yıllarda derenin yatak değiştirmesi ile etki alanından kurtulduğu ve bu tarihten itibaren kazanma süresinin hesaplanması gerektiği iddia edilmiş ise de kısmen veya geçici olarak derenin etki alanından kurtulmuş olmasının mülkiyetin kazanılmasında bir önemi olmadığı gibi gerek ...’nin cevabi yazı kapsamı gerekse uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen ve birbirini destekleyen raporlar karşısında dava konusu taşınmazın da bulunduğu bölgenin derenin etki alanından tam olarak 2008 yılında kurtulduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ... vekili hükmü TMK'nun 713/6. maddesine göre tescil istekleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olmasından dolayı temyiz etmiştir. Gerçekten ... vekili 04.07.2012 tarihli dilekçesinde davanın reddini savunurken ayrıca TMK’nun 713/6. maddesi gereğince dava konusu taşınmaz bölümlerinin ... adına tesciline karar verilmesini de istemiştir. Mahkemece davalı ... vekilinin bu isteğinin toplanan deliller karşısında değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken davacı kişinin açtığı dava reddedilirken ... vekilinin bu talebi gözden kaçırılarak bu hususta olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün Hazinenin tescil isteği ile ilgili bölüme yönelik olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve HUMK'nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog