Esas No
E. 2018/4130
Karar No
K. 2018/8933
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

19. Ceza Dairesi         2018/4130 E.  ,  2018/8933 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: 5941 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Düşme (Zamanaşımı Nedeniyle)

İdari Yaptırım Kararı Verilmesine Yer Olmadığı

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Tebliğnamede yazılı temyize konu edilen gerekçeli karar tarihinin 09.04.2012 olması gerekirken, sehven 11.04.2012 olarak yazıldığı görülmekle, sonradan düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı açılan kamu davasında, suç tarihinin keşide, ibraz ve karşılıksız kaşesinin ilgili banka tarafından çekin arka sayfasına vurulma tarihi olan ve aynı güne denk gelen 16.10.2002 tarihi olması gerekirken iddianame dahil hemen her aşamada 14.11.2002 olarak yazılmasının da mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata olduğu değerlendirilmiştir.

03.02.2012 tarih ve 28193 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''hukuki ve cezai sorumluluk'' ibaresi '' hukuki sorumluluk ile idari yaptırım'' olarak değiştirilmiş, 6273 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle 5941 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasıyla da ''Bu kanun hükümlerine göre suç karşılığı uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştürülen fiiller nedeniyle,

a)Soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca,

b)Kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece, idari yaptırım kararı verilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay'ın ilgili dairesinde bulunan dosyalar hakkında ise ilgili dairece, bu kanuna göre işlem yapılmak üzere dava dosyası hükmü veren mahkemeye gönderilir ve bu mahkeme tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir.'' hükmü getirilmiştir. Yapılan yasal düzenlemeler ile 5941 sayılı Kanun'un 5. maddesinde düzenlenen ''karşılıksız çek keşide etme'' suçu kabahat haline dönüştürülmüştür. 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 5. fıkrasına göre; idari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarının hangi hallerde verilebileceği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde düzenlenmiştir.

Suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırıma tabi tutulan fiillerden dolayı beraat kararı verilmeyecek, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren görevli mahkemeler görülmekte olan davalarda 5941 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi gereğince ya idari yaptırım kararı verecekler ya da idari yaptırım uygulamasına yer olmadığına karar vereceklerdir.

Somut olayda; sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5941 sayılı Kanun'un 5. maddesinde 6273 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik üzerine; ''idari yaptırım'' ya da 'idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına'' dair bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece sanık hakkında suçun işlendiği tarihe göre uygulanması gereken 765 Sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/1-2 maddeleri gereği "zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine" ve ayrıca "idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına" hükmedilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2006 tarih ve 2006/16 H.D 123 Esas, 2006/127 Karar sayılı kararında; "...Suç olarak düzenlenen eylemler nedeniyle verilen hükümlerle ilgili olarak 5271 sayılı Yasanın yasa yollarına ilişkin hükümleri uygulanacağından, bu suçlar nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde hüküm olarak belirtilen "beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları ile adlî yargı dışındaki bir yargı mercine yönelik görevsizlik kararı" 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca temyize ilişkin hükümleri yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 305 vd. maddelerindeki koşulların da bulunması halinde temyiz yasa yoluna tâbi olacaktır. Kabahat olarak düzenlenen eylemler nedeniyle verilen kararlar ise itiraz yasa yoluna tabi olacaktır... ... Yasa koyucunun yalnızca verilen tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararları değil, disiplin veya tazyik hapsini gerektiren fiiller nedeniyle verilen her türlü kararı itiraz yasa yoluna tâbi kılmavı amaçladığı açıkça anlaşılmaktadır. Aksi kabul aynı eylem nedeniyle, daha ağır sonuç doğuran "disiplin ve tazyik hapsi" kararlarının itiraz yasa yoluna, daha lehe sonuç doğuran kararların ise temyiz yasa yoluna tâbi kılınmasını sonuçlayacaktır. Böyle bir kabul ise yasanın dayandığı sisteme aykırı olacağı gibi hüküm sonucuna bakılarak yasa yolunun saptanmasına yol açacak ve verilen hükme bağlı olarak başvurulacak yasa yolu değişeceğinden hukuki istikrarı zedeleyecektir...." şeklinde açıklandığı üzere;

Kanunda evvelce suç olarak düzenlenen fiilin hüküm verildiği tarihte kabahate dönüştürüldüğü gözetilmeksizin, mahkemece, " 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/1-2 maddelerinde yazılı zamanaşımı süresinin dolduğu" gerekçesiyle verilen "düşme" kararının 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi anlamında hüküm sayılmasına imkân yoktur. Zira 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde anılan hükümler, Türk Ceza Kanunu veya özel ceza kanunlarında ve bu bağlamda karar tarihinde 5941 sayılı Çek Kanununda suç olarak düzenlenen eylemler nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen kararları ifade etmektedir. Bu nedenle eylemin idari yaptırım kararı verilmesini gerektirmediği yönündeki saptamayı ifade eden karar teknik anlamda "düşme" hükmü sayılmayacağından,

CMK'nın 223. maddesinde belirtilen hükümlere yasa yolu açısından bağlanan sonuçların bu karara bağlanmasına yasal imkân bulunmamaktadır.

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesine göre "idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına" dair karara karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizinin mümkün bulunmadığı ve itiraz merciince yapılan inceleme sonucu verilen kararın da kesin nitelikte olduğu gözetilerek, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog