2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2018/3563 E. , 2018/9076 K.
"İçtihat Metni" Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2016 tarihli ve 2016/567 esas, 2016/1136 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31/05/2018 gün ve 94660652-105-42-7404-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2018 gün ve 2018/48879 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (mülga) 493/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddelerinde yer alan suçu oluşturduğu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde yer alan "(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.", 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan "(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 765 sayılı Kanun'un (mülga) 2/2. maddesinde yer alan " Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin 765 sayılı Kanun'un 102/3 maddesi uyarınca 10 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava zamanaşımı süresi açısından sanığın daha lehine olan 765 sayılı Kanun hükümleri gereğince dava zamanaşımını kesen en son işlem olan, ilk mahkumiyet kararının verildiği 25/05/2006 tarihinden bu yana 10 yıllık dava zamanaşımı süresinin 25/05/2016 tarihinde dolmuş olduğu gözetilmeksizin, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesince 22.12.2016 gün ve 2016/567 E., 2016/1136 K. sayılı karar ile verilen mahkûmiyet hükmünün, sanık ... müdafiinin yanında dosyanın diğer sanıklarından ... tarafından ve yine dosyanın diğer sanıklarından ...’ın müdafii tarafından temyiz edilmesi sebebiyle dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 22.03.2018 gün ve 2017/2250 E., 2018/3748 K. sayılı ilamı ile ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine, sanık ... hakkında ise müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verildiği ve süresinde temyiz edilmediğinden temyiz talebinin reddedilmesi ile hakkındaki hükmün kesinleşmesi sebebiyle sanık ... bakımından da zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilmesinin mümkün görüldüğü belirtilerek görüş belirtildiği anlaşılmakla hükümlü ... hakkında yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 10/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.