11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2016/2887 E. , 2018/6702 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılan ile birlikte iş yapan sanığın, suça konu çek üzerine birinci ciranta olarak katılana ait şirket kaşesini basıp katılan ...'ya atfen imza attıktan sonra borcuna karşılık hakkında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilen Bülent Özdem'e vermek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine imzanın atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden kastın varlığının ileri sürülemeyeceği; ancak rızanın kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanmasının zorunlu olduğu, rızanın açık olabileceği gibi zımni de olabileceği göz önünde bulundurulduğunda; sanığın, katılan ile gayrı resmi ortak olduklarını, şirket kaşesinin genelde kendisinde durduğunu, olay günü katılanın başka bir yerde olması nedeniyle ve ödeme yapması gerektiğinden katılanı telefonla arayıp onun rızasını aldıktan sonra suça konu çeke şirket kaşesini basıp katılan yerine imzaladığını kabul etmesi; katılanın, sanığın beyanlarını kabul etmeyerek hakkında başlatılan icra takibi sonucu suça konu çekten haberdar olduğunu, süresini kaçırdığı için hakkında başlatılan icra takibinde imzaya ve borca itiraz edemediğini ancak menfi tespit davası açtığını beyan etmesi; soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen ve suça konu çekin keşidecisi olan ...'ın, katılanla sanığın ortak olduğunu, birlikte hareket ettiklerini beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi ve sanığın suç kastı ile hareket edip etmediğinin tespiti açısından; sanığın katılan adına atfen daha önce çek keşide edip etmediği, keşide edilen çeklerin ödenip ödenmediği tespit edilerek, katılan tarafından suça konu çekle ilgili menfi tespit davası açılıp açılmadığının, açılmış ise sonucunun araştırılması, dosyasının ve icra dosyalarının onaylı suretlerinin dosya içerisine alınmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.