5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2017/13062 E. , 2018/16274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın ... adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın ... adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki Hayıtlı Mahallesi 457 ada 280 parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki eski irtifak hakkına ilişkin belgeler getirtilerek bu irtifak nedeniyle meydana gelecek değer düşüklüğü oranına göre belirlenecek miktarın, kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerekirken, önceki irtifakın toplam yüzölçümünün düşülmesi suretiyle yönteme uygun olmayan rapora göre karar verilmesi,
2.2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dört ay içerisinde sonuçlandırılamayan davada, tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tüm bedele faiz yürütülmesi,
3.Davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru olmadığı gibi;
4.7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden, Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, davacı idaredn peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.