5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2017/12928 E. , 2018/16275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın ... davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın ... adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki Hayıtlı Mahallesi 259 ada 45 parsel sayılı taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Dava konusu taşınmazın kapama zeytinlik olan kısmının bedeli ile tarım arazisi olan kısmının m2 birim bedelinin ayrı ayrı hesaplanması gerekirken, kapama zeytinlik olarak bulunan m2 birim bedeli ile arazi m2 birim bedeli toplanıp toplam yüzölçümü ile çarpılmak suretiyle fazla irtifak bedeline hükmedilmesi,
2.Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki eski irtifak hakkı nedeniyle meydana gelecek değer düşüklüğü oranına göre belirlenecek miktarın kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerekirken, önceki irtifakın toplam yüzölçümünden düşülmesi suretiyle yönteme uygun olmayan şekilde hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi,
3.2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dört ay içerisinde sonuçlandırılamayan davada, tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tüm bedele faiz yürütülmesi,
4.Davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi; Doğru olmadığı gibi;
5.7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare vekilince temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.