5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2017/13908 E. , 2018/16863 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki ... Mahallesi 184 ada 57 parsel sayılı taşınmaza, gelir metodu esas alınarak değerlerinin tespit edilmesinde tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Dava konusu taşınmazda davalıların herbiri 5/154 pay sahibidir. Bu durumda, tespit edilen bedelden sadece davalıların payına düşen kısmın kamulaştırma bedelinin olarak tespiti ve davalıların payı oranında tapuya kayıt ve tesciline karar vermesi gerekirken; taşınmazın tamamını kapsar nitelikte yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Fazla bloke edilen 10.674,40 TL bedelin iadesine karar verilmemesi,
3.2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 16/04/2015 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiği halde bu usule uyulmadan faize hükmedilmesi,
4.Kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili davalarının niteliğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı idare lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a)Gerekçeli kararın 2 nolu bendinde bulunan (tapusunun iptali) kelimelerinden önce gelmek üzere (davalıların hissesine düşen) ibaresinin yazılmasına,
b)Gerekçeli kararın 3 nolu bendinde yer alan (189.321,04) rakamının çıkartılmasına, yerine (davalıların hissesine düşen 43.027,50 TL) rakamlarının yazılmasına,
c)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak eklenmek üzere (Davacı idarece fazla bloke edilen 10.674,40 TL'nin davacı idareye iadesine, çekilmesi halinde davalıdan alınarak davacı idareye iadesine,) cümlesinin yazılmasına,
d)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan (kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiği tarihten ödeneceği tarihe kadar yasal faiz uygulanmasına) cümlesinin çıkarılmasına yerine ( tespit edilen kamulaştırma bedeline 16/04/2015 tarihinden, karar tarihi olan 30/12/2015 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine) ibaresinin eklenmesine,
e)Gerekçeli karara ayrı bir bent olarak (Kendisini vekil ile temsil eden davacı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan harçların iadesine, 09/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.