10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/14747 E. , 2013/8633 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davalıya yapılan yersiz ödemelerin tahsili için davacı kurumca başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece ilamında davacının iyiniyetli olduğu gerekeçesi ile davanın reddine verilmiştir. Hükmün, davacı kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, her ne kadar Mahkemece davalının iyiniyetli olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de; dosyanın incelenmesinden, davalının 20.09.1964 doğumlu olduğu, aslen yengesi olan ... ile amcası olan ...'nin davalı için mahkemeye evlatlık başvurusu yaptığı , ancak evlatlık başvurusundan sonra yargılama sürerken talep edenlerden ...’nin vefat ettiği, bu nedenle davalının ... yerine ... ile arasında evlatlık bağının tesis edildiği, bu sırada davalının henüz 18 yaşını doldurmadığı ancak, amcası öldükten sonra eşi ...’ın aldığı dul aylığını alabilmek için kuruma 15.03.1984 tarihli dilekçeyi verdiği tarihte ise 18 yaşını doldurduğu, bu tarih itibarı ile halen öz babasından aylık almaya devam ettiğini bildiğinin anlaşılması karşısında, davalının aslen amcası ile evlatlık bağının kurulmadığını bilmesi ve buna göre hareket etmesi gerekirken, aksine kusurlu davranışı ile kurumun yanıltılmasına sebep olduğu ve bu nedenle iyiniyetli olmadığının kabul edilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte Yandan,5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, ... sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden....hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte,...genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir. Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Yasanın "Yersiz ve yanlış ödemelerin tahsili"ni düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa, geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır. Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.