18. Ceza Dairesi
18. Ceza Dairesi 2016/13537 E. , 2018/12931 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.CMK'nın 231/11. maddesinde, sanığın “denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklar” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, buna göre denetim süresi içinde yeni bir suç işlendiğinin ancak kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile belirlenebileceği, somut olayda sanık hakkında fuhuş suçundan 21/10/2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 21/12/2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içinde, 25/08/2012 tarihinde işlediği “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” suçundan dolayı Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19/09/2013 tarih, 2012/1159 Esas, 2013/569 sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 19/11/2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine, hükmün açıklanması için ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine mahkemece incelemeye esas karar ile CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hüküm açıklanmış ise de, 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. madde ile yapılan değişiklikler kapsamında, ihbar olunan hükümde uyarlama yargılamasının yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun yeniden değerlendirmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141, CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.