Esas No
E. 2017/7698
Karar No
K. 2018/17399
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2017/7698 E.  ,  2018/17399 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R –

1.HGK'nun 08.06.2011 tarih ve 2011/3-243 Esas 392 sayılı kararında belirtildiği üzere mahkeme kararı ile kayyım olarak atanan ve bu kişiler adına yaptığı iş ve işlemler nedeniyle 3561 sayılı Kanun kapsamında yönetim kayyımı olan defterdar burada Hazineyi temsil etmemekte aksine kayyımlık görevi gereği açık kimliği ve adresi tespit edilemeyen kişilerin hak ve menfaatlerini korumaktadır. Kayyımın Hazine avukatını vekil tayin etmiş olması da Hazine adına hareket edildiğinin kabulü için yeterli değildir.

Bu nedenle davalının taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açılan bu davada 492 sayılı Harçlar Kanununa göre harçtan muaf değildir. 3561 sayılı Kanunun 2/son maddesinde "kayyımlıkla ilgili işlemler her türlü vergi, resim, harç ve katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır." hükmüne yer verilmişse de, burada yargı harçlarından bağışıklığına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkeme hükmü davalı ... kayyımı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile temyiz edilmişse de, temyiz harcı ödenmemiştir. Bu noksanlık, HUMK'nun 434/son maddesi uygulanmak suretiyle giderildikten,

2.Mahkemenin gerekçeli kararının davalılardan ...’e tebliğ edilmediği anlaşılmış olup,

Adı geçenin adresi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7.maddesi ve Tebligat Kanununun 28.maddesinde yazılı tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden resmi ve özel müessese ile Dairelerden, ayrıca zabıta marifetiyle araştırılarak, tespit edilen adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması, adı geçenin adresinin tespit edilememesi halinde ise ilanen tebligat yapıldıktan ve temyiz süresi de beklenildikten,

3.Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulduktan,

4.Bilirkişi kurulunca incelenen ve değer biçmeye esas alınan emsal kabul edilen taşınmazın, bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışına ilişkin akit tablosunun, Tapu Müdürlüğünden istenildikten,

5.Dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazın, belediye binası, hükümet konağı, adliye, belediye binası, vb. merkezi yerlere ve birbirlerine olan uzaklıklarının halihazır şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten,

6.Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede imar uygulaması yapılması halinde kesilecek Düzenleme Ortaklık Payı oranı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan, Sonra, alınacak cevaplarla birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 15/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog