3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2017/20362 E. , 2018/15428 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Katılan sanık ... müdafiinin süre tutum dilekçesini "sanık müdafii" sıfatıyla verdiği, katılan sanıklar ... ve ... müdafiinin süre tutum ve gerekçeli temyiz dilekçesini "katılan sanık" müdafii sıfatıyla verdiği görülmekle,bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1.Sanıklar ... hakkında katılan ...'a karşı hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı silahla tehdit, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
a)Katılan ... hakkında ... Hastanesinin 24.02.2014 tarihli genel cerrah uzmanınca düzenlenen raporda "batına nafiz kesici delici alet yaralanması" omentumun dışarı çıkmış olduğu, hemostazı takiben omentumun batın içine redükte edildiği denildiği ancak yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının belirtilmesi karşısında, söz konusu raporun kendi içinde çelişkili olduğu görülmekle, katılanın tüm tedavi evrakları ve raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki ile yaralanmasının niteliği (5237 sayılı TCK'nin 86 ve 87. maddelerindeki unsurları kapsayacak) duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden çelişkili ve yetersiz rapor ile yetinilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Sanık ...'ın yaralama eylemlerini kardeşleri olan katılanlar ... ve ...'a karşı bıçakla gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince belirlenen cezaları artırılırken TCK'nin 86/3-a maddesi yanında silahla işlendiği de belirtilerek TCK'nin 86/3-e maddesinin de gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ,
c)Sanık ...'ın yaralama eylemini kardeşi olan katılan ...'a karşı gerçekleştirmesi nedeniyle cezanın artırılması sırasında uygulanan kanun maddesinin "TCK'nin 86/3-a" yerine "TCK'nin 86/3-e" olarak gösterilmesi,
d)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık ...’a ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
e)Katılan ..., katılan sanık ... ve katılan sanık ... ...'ın kardeş oldukları, katılan sanık ...'in katılan sanık ...'ın oğlu, katılan sanık ...'in de katılan ...'un oğlu olduğu, katılan sanıklar ... ve oğlu ... ile katılan ..., katılan sanıklar ... ve ... arasında ailevi sebeplerle anlaşmazlık bulunduğu, olay günü taraflar arasında çıkan kavgada,taraflarının olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, tarafsız tanık beyanının bulunmadığı,kavgayı başlatanın ilk haksız hareketin ve saldırının kimden geldiğinin tespit edilemediği de dikkate alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
f)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıklar ...'ın ve ...'ın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
g)Kabule göre de; sanık ...'ın katılan ...'a karşı yaralama eyleminde 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin edilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında 1 yıl 18 ay hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak yazılı şekilde 2 yıl 6 ay hapis cezası, devamında TCK'nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirilmesi ile 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine 2 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin, katılan sanıklar...ve ... müdafiinin, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.