2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/24539 E. , 2018/11543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden, davalı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarı ile reddedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece, "davacı ile davalının evlilik birlikteliği içinde hiçbir zaman bir araya gelmemiş olmaları, nikah akdinin gerçekleştiği ancak aile birliğinin gerçekleşmemiş olması ve tarafları ayrı ülkelerde yaşamış olmaları nedeniyle taraflar arasındaki evliliğin temelinden sarsılmış olduğuna ve bu evlilikten ne toplum için ne de tarafların bizatihi kendileri için beklenebilecek bir menfaat kalmadığı" gerekçesiyle davacı erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadının kusurunun ispatlanamadığı gibi davacı erkeğin tek taraflı aldığı kararla düğünü iptal ettirerek evlilik birliğinin tesis edilememesinde tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir. Ne var ki, boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakıldığından bu husus bozma sebebi yapılmamış ve tenkit edilmekle yetinilmiştir.
2.Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.