11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/13882 E. , 2013/11682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince işyeri paket sigorta poliçesiyle sigortalı işyerinin üst katında bulunan davalıya ait havuz gider tesisatında ve su devir-daim hattında oluşan kaçak ve arıza nedeniyle müvekkilinin sigortalısına ait işyerini su bastığını, oluşan hasar nedeniyle müvekklinin sigortalısına 8.288,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, bu miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, binanın devlet malı olduğunu, sigortalı ile müvekkili arasında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunu kanıtlayamadığı, sigortalı şirketin geçerli bir hukuki sebep bulunmaksızın bulunduğu taşınmazda meydana gelen hasardan dolayı bina malikine karşı dava açma hakkı bulunmadığından onun halefi durumundaki sigorta şirketinin de davalı bina malikine karşı rücuen tazminat isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca açılan sigorta rücu davasıdır. Bina maliki olan davalı, alt katta bulunan davacının sigortalısının bu yerde fuzuli şagil olduğunu, aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını savunmuş ve mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, ekspertiz raporu ve mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, keşif tarihi olan 05.01.2012 tarihi itibariyle davacının sigortalısı da aynı mahalde bulunmakta olup, işbu davaya konu hasar ise 30.04.2010 tarihinde meydana gelmiştir. Temyiz aşamasında temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen kira sözleşmesine göre, sigortalı ile davalı arasında 26.12.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapılmıştır. Dosya içerisinde davalı vekili tarafından sunulan 31.03.2011 tarihli yazıda da sigortalı için kiracı ibaresi kullanılmıştır. Bu durumda, davacı ... şirketince, sigortalının bu yeri 2001 yılından beri nizasız fasılasız kullandığı ve bu süre zarfında kiracılık ilişkisinin de ihtilaf konusu haline getirilmediği iddia edildiğine göre, kira sözleşmesinin yazılı olması gerekmeyip şifahi olarak da yapılacağı ve davalının bir kamu kurumu olduğu da gözetilerek, dosya içinde bulunan 31.03.2011 tarihli yazı da dahil olmak üzere tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek, sigortalının kiracı olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar tartışılmaksızın yetersiz gerekçeyle, davacı sigortanın yazılı kira sözleşmesi sunamamasına dayalı olarak davanın reddi doğru olmadığı gibi, sigortalının bu yerde fuzuli şagil olması hali de davanın reddi sebebi olmayıp, ancak dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı BK'nın 43. maddesi gereğince hükmedilecek tazminattan indirim yapılması sebebi olarak kabul edilecek bir durum olabileceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.