11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/4051 E. , 2013/5343 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2010 tarih ve 2008/607-2010/212 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı şirket müdürü ... ve şirket vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın ...'dan ...'e taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini, davalı sürücüsünün tam kusurlu olarak kaza yapması sonucu sigortalı emtianın tamamen hasara uğradığını, rucu koşullarının oluştuğunu, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımayı yapan aracın müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ile asıl taşıyıcı arasında taşımaya ilişkin taşeron sözleşmesi imzalandığı, davalının bildirdiği araçlar arasında yer alan ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olarak tek taraflı kaza yapması sonucu sigortalı emtianın tamamen hasara uğradığı, değerinin 50.000 TL bulunduğu, araç başına teminatın 20.000 TL ile sınırlı olduğu, davalının zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, 20.000 TL asıl alacak ve 1.599 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına ve asıl alacağın %40 oranındaki 8.000 TL inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. - Dava, taşıma sigorta poliçesi uyarınca ödenen tazminatın rucuan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının, davacının sigorta ettireni ... firmasıyla 03.11.2004 tarihinde yaptığı taşeron sözleşmesi uyarınca ...'dan-...'e demonte prefabrik emtiayı taşımayı üstlendiği, uyuşmazlık konusu taşımanın da davalı tarafından sigorta ettirene bildirilen ... plakalı araçla yapıldığı, anılan araç sürücüsünün ....11.2004 tarihinde tek taraflı kaza yapması sonucu emtianın hasarlandığı ve davacının bu nedenle sigorta ettirene ödeme yaptığını ileri sürdüğü hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taşeron sözleşmesi içeriğinden davacının sigorta ettireninin de taşıyıcı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporları da karar vermeye elverişli değildir.
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı emtianın davalı nezdinde taşınması sırasında tam zayi olacak şekilde hasarlandığını, sigorta ettirene tazminat ödendiğini ileri sürerek halefiyet ilkesi uyarınca işbu davasını açmıştır. Ancak, spesifik poliçe sunulmasına rağmen özel ve genel şartları içeren abonman sigorta sözleşmesi ibraz edilmemiş, anılan poliçenin niteliği, emtia taşıma sigorta poliçesi mi yoksa taşıma sorumluluk sigorta poliçesi mi olduğu, gerçekten ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, ödeme var ise hangi tarihte yapıldığı, davalının ne zaman temerrüte düştüğü veya düşmüş sayılacağı yönleri açıklığa kavuşturulmamıştır.
Öte yandan, davacının selefi sigorta ettiren ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesi içeriği incelendiğinde, taşımanın ...'dan ...'e yapılacağı kararlaştırılmıştır. Taşıma, güzergah itibariyle uluslar arası bir nitelik taşımaktadır. Somut olaya Anayasamızın 90. maddesi uyarınca milli hukukumuzun bir parçası haline gelen 'Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi (...) hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Anılan sözleşmede taşıyanın hak, yetki ve sorumlulukları farklı düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkta ... hükümlerinin dikkate alınmaması da doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davacı ile sigorta ettiren arasında düzenlenen abonman taşıma sigorta poliçesinin genel ve özel şartlarını içeren aslı veya onaylı örneği ile sigorta ettirene yapılan ödemeyi gösterir belgenin dosyaya ibrazı sağlanıp, poliçenin niteliğinin açıklığa kavuşturulup, uyuşmazlığa ... hükümlerinin uygulanacağının da dikkate alınıp, aralarında taşıma hukukunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Öte yandan kabule göre de tazminat alacağı likid olmadığı halde davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI Dairemiz çoğunluğunun bozma gerekçelerine katılmaktayız. Ancak, mahkemece davalının taşıma başlamadan önce plaka numarasının davacının sigortalısına bildirilmiş olması yeterli görülerek, fiili taşımayı yapan kamyonun meydana getirdiği hasardan davalının sorumlu tutulması cihetine gidilmiş ise de, yapılan araştırmanın yeterli ve bu sonucu kabule elverişli olduğunu söylemek, kanımızca mümkün değildir. Şöyle ki, davalı yan savunmasında, söz konusu kamyonun plakasını bildirdiklerini kabul etmekle birlikte bu plakalı kamyon ile bizzat davacının sigortalısının taşıma anlaşması yaptığını, bu anlamda kendisinin devre dışı bırakılmış bulunduğunu, buna bağlı olarak da meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını ileri sürmüş, bunun kanıtı olarak da navlunun yine bizzat davacı sigortalısı tarafından anılan kamyon sürücüsüne ödenmiş olması olgusuna dayanmıştır. Mahkemece navlunun gerçekten de davacı sigortalısı tarafından, anılan kamyon sürücüsüne ödenip ödenmediği usulen araştırılarak davalının bu yöndeki savunmasını kanıtlamasına olanak verilmesi gerekirdi. Mahkeme kararı bu yönden de eksik incelemeye dayalı olmakla, bozma gerekçeleri arasına bu hususun da eklenmesi, davalının bu yöne ilişen sair temyiz itirazlarının da kabulü gerektiği görüşündeyiz.