Esas No
E. 2018/2670
Karar No
K. 2018/17693
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

3. Ceza Dairesi         2018/2670 E.  ,  2018/17693 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık

Mahalli mahkemece, bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;

Sanık hakkında, TCK'nin 86/2 maddesi gereğince 6 ay hapis ve TCK'nin 86/2, 86/3.e, 35 maddeleri gereğince 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan hükümlerin Dairemizin, 28.01.2015 tarih, 2014/23153 Esas, 2015/3085 Karar sayılı ilamı ile sanığın birden çok eyleminin tek bir yaralama suçunu oluşturduğu ve sadece tamamlanmış suçtan cezalandırılması gerektiği gerekçesi ile kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası ise TCK'nin 86/2, 86/3.c maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

Sanık hakkında kazanılmış hakkın belirlenmesinde, "Türk Ceza Hukuku'nda Aleyhe Değiştirme Yasağına İlişkin Değerlendirme" konulu Prof. Dr. ...,... tarafından kaleme alınan makalede yapılan "Aleyhe değiştirme yasağı bakımından sonuç cezanın belirlenmesi sorunu CGTİHK m. 99 çerçevesinde çözümlenebilir. Gerçekten CGTİHK m. 99’a göre; bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Bu nedenle 5237 sayılı TCK’da 765 sayılı TCK’dan farklı olarak cezaların içtimaı hükmüne yer verilmiş değildir. Bununla birlikte koşullu salıvermeye ilişkin CGTİHK m.107’ye göre bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş bulunur ise koşullu salıverilmenin, uygulanabilmesi için mahkemeden bir toplama kararı istenir. O halde CGTİHK m. 99 ve 107’den şu sonuçlara ulaşmak mümkündür:Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza ayrı ayrı bağımsızlığını koruyorsa sonuç cezaların toplanabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla her bir suç için sonuç ceza o suça özgü olarak müstakilen belirlenmektedir. CGTİK m.107 hükmü bir içtima hükmü değildir.

Söz konusu hüküm sadece HÜKÜM KESİNLEŞTİKTEN VE DOLAYISIYLA İNFAZ AŞAMASINA GEÇİLDİKTEN SONRA koşullu salıverilmenin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olarak göz önünde bulundurulabilir. (http://hukuk.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2015/09/%C3%96ZER-%C3%96ZBEK-%C4%B0LKER-TEPE.pdf)" şeklindeki tespit ile 5275 sayılı CGTİHK'nin 99. maddesi ve 5237 sayılı TCK'de, 765 sayılı TCK' den farklı olarak cezaların içtimai hükmüne yer verilmeyip hükümlerin müstakilen varlığını devam ettirdikleri hususu gözetildiğinde, sanığın kazanılmış hakkının bozma öncesi TCK'nin 86/2 maddesi gereğince hükmedilen 6 ay hapis cezası olduğunun kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 19.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.