10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/21581 E. , 2013/22333 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı Kurumun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava; yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için davalı borçlu aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve borçlunun %40 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olup, Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptali ile takibin 20.433,73 TL asıl alacak, 16.343,15 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 36.776,80 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Öte yandan, alacağın likit ve belli olması gerekir. Başka bir ifade ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Dava konusu somut olayda, takip konusu alacağın likit, yani belirgin olduğu, başka bir anlatımla davalının, hak etmediği halde her ay kendisi tarafından çekilen aylıkları herhangi bir hesaplamaya gerek olmaksızın bilebilecek durumda olduğu ve alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirmediği gözetilerek, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde bu istemin reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.