11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2017/4781
- Karar No
- 2018/2246
- Karar Tarihi
- 28.03.2018
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Tüketici Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2017/4781 E. , 2018/2246 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın ... ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçe, lahiyalar, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurarak müvekkili bankanın kullandırdığı kredi sebebiyle alınan 1.499 TL masrafın iadesini talep ettiğini, Hakem Heyetinin 30.11.2015 tarihli kararıyla talebin kabulü ve davalıdan alınan masrafları kendisine iadesine karar verilmiş ise de kredinin ticari kredi olduğunu ve bu sebeple iadesinin mümkün olmadığını ileri sürerek Hakem Heyeti kararının iptalini talep etmiştir.
Davanın açıldığı Tüketici Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyayı Ticaret Mahkemesine göndermiştir. Mahkemece, davalının tacir olduğu, kredinin ticari maksatla alınması halinde alınan masrafın iadesinin gerekmediği ancak kredinin ticari maksatla değil, konut kredisi olarak verilmiş olması nedeniyle Tüketici Hakem Heyeti kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar kesin olmakla birlikte bu karar aleyhine Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 70/3. maddesi uyarınca Tüketici Hakem Heyeti kararına karşı itirazları inceleme konusunda, "hakem heyetinin bulunduğu yer tüketici mahkemesi" mutlak yetkili ve görevli olduğu halde nihai kararın asliye ticaret mahkemesi tarafından verilmesi doğru olmamıştır.
HMK 114/c-ç maddesi uyarınca görev ve mutlak yetki dava şartı olmakla HMK m. 371/b uyarınca, mahkeme kararının hukuk sonuçları baki kalmak koşuluyla kanun yararına bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.