10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: davacının sahibi olduğu... plaka sayılı aracın oğlu ... sevk ve idaresindeyken davalı ...'a ait ... plaka sayılı araç ile 14/09/2015 tarihinde çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracı yetkili servise çekilerek kazaya sebebiyet veren davalı ve ZMM sigortası olan diğer davalıya ihbar edildiğini, ihbar neticesinde davalı sigorta şirketince eksper görevlendirildiğini ve hasar dosyası açıldığını, eksper ile servisin sürekli görüşerek davacının aracının tamirini sağlamaya çalıştıklarını, davacının servise giderek aracının yapılıp yapılmadığını sürekli kontrol ettiğini, servisin kendisine eksperin parça getirmesini beklediklerini beyan ettiğini, aradan geçen bunca zaman zarfında aracı tamir edilmediğinden ZMM sigorta şirketine 16/011/2015 tebliğ tarihli ihtarname gönderildiğini, buna rağmen aracın tamiri için hiçbir gelişme olmadığından dolayı davacının Büyükçekmece ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı delil tespiti davasını açarak aracın tespitinin yaptırıldığını, davalı sigorta şirketince araç hala yapılmadığından, davacının yetkili servis ile anlaşarak aracını yaptırdığını ve 23.600 TL ödeme yaptığını, bu nedenlerle ödenen fatura bedelinin en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama safahatında davalı ... vefat etmiş, davacı vekili tarafından sunulan veraset ilamı doğrultusunda davalı ... mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
CEVAP
Dahili davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; murise ait aracın diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, kaza tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesi bulunduğunu, bu poliçe ile 3.şahısların uğradığı tüm maddi zararların sigorta koruması altına alınarak zararın sigorta poliçesinden karşılanmasının sağlandığını, ödenmesi gereken tazminat bedelinin tamamından diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde murisin kusurlu olmayıp aksine davacının aracını kullanan sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tutanağına göre davacıya ait aracın yol kavşağına yaklaştığında hızını düşürmesi gerekirken çok süratli gelerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacı tarafa asli ve tam kusurlu olduğundan dahili davalıların bu tazminat talebinden sorumlu bulunmadığını, araçta meydana geldiği belirtilen 23.600 TL hasar bedelinin fahiş olarak tespit edildiğini, şöyleki davacı tarafa ait aracın ...model olup kaza anında 10 yıllık bir araç olduğunu, gerek aracın yaşı, gerekse de hasar gören yer gözönüne alındığında hasar bedelinin fahiş olduğunu, hasar bedelini ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, alacağın %20.si oranında kötü niyet tazminatının dahili davalılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketine dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, davaya cevap verilmemiş, duruşmalar katılım olmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; kusurlu eylem neticesinde meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. İlgili emniyet müdürlüklerinden kazaya karışan araçların olay tarihi itibarı ile trafik kayıtları ve kaza tespit tutanağı ile alkol tespit tutanağı, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, ödeme belgeleri ve poliçenin sureti celbedilmiştir.
Dosya kusur-hasar-zarar uzmanı ve sigortacılık alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/06/2018 tarihli raporda; davacı tarafa sürücüsü ...'ın yönetimindeki... plaka sayılı kamyonet ile yerleşim yerinde iki şeritli yolda sol şeridi takiben seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarına göre kontrolsüz seyir halinde olduğu, hızını tedbir alabilecek düzeye düşürerek kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği anlaşılmış olup,... plaka sayılı araçtaki hasarın şekli ve niteliği, olay mahallinin yerleşim yeri olduğu hususu ve vaktin gündüz olduğu da dikkate alındığında dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda %25 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde mahal şartlarını ve D-100 Güney Yan Yolun geometrik özelliklerini dikkate alarak kontrollü şekilde D-100 Güney Yan Yola çıkarak dar kavisle sağ şerit üzerinde kalacak şekilde dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken belirtilen hususlara riayet etmediği, mahal şartlarını, yol özelliklerini ve düz seyir halinde olan kamyonetin uzaklık ve hızını dikkate almadan kontrolsüz şekilde D-100 Yan yola çıkarak sol şeride kadar ilerleyerek dönüş yapmaya çalıştığı, düz seyir halinde olan kamyonet sürücüsüne geçiş hakkını vermediği, olayın meydana gelmesine ağırlıklı olarak sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda %75 oranında kusurlu olduğu, trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin... plaka sayılı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, toplam hasar tutarının KDV dahil 16.562 TL olduğu olabileceği, 16.562 TL hasar tutarı x %75 kusur oranı = 12.421,50 TL olabileceği, davacı taleplerinden davalıların kusur oranında sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin 27/11/2015, diğer davalının ise kaza tarihi olan 14/09/2015 tarihinde temerrüde düştüğü belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, kusur sorumluluğu, kişinin kusuru ile zarara neden olmuşsa onu, yani o zararı gidermek yükümlülüğünde olması hali olarak tarif edilir. Bu tür sorumlulukta kusuru ile zarara sebebiyet vermekten söz edildiğinden kusurun yanında uygun illiyet bağı ve hukuka aykırılık ögelerinin de bulunması gerekir. 6098 sayılı TBK'nun 49. Maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Dolayısıyla haksız fiil nedeniyle sorumlulukta, dört unsur olan hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağının bulunması gerekir. Haksız fiil ile bir başkasına zarar veren kimse ancak kusurlu ise bu zararı tazminle yükümlüdür. Kusur hukukumuzda kast veya ihmal olmak üzere ikiye ayrılır. Hukuka aykırı sonucun istenmesi halinde kasttan söz edilir. Hukuka aykırı sonuç istenmemiş fakat şartların getirdiği tedbirler alınmamak, dikkat ve özen gösterilmemek suretiyle haksız sonucun doğmasına sebep olunmuşsa ihmalin varlığı kabul edilir ve yine gerçekleşen zararla sorumluluğu doğuran olay veya davranış arasındaki sebep - sonuç ilişkisi illiyet bağıdır. Yani meydana gelen zarar o fiilin sonucunda hasıl olmuş olmaktadır.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmları, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının maliki olduğu... plaka sayılı aracın muris ...'a ait ... plaka sayılı araç ile 14/09/2015 tarihinde çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği ve davacının aracında hasar oluştuğu mahkememizce yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı taraf sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %25 oranında, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen hasarın 12.421,50 TL olarak tespit edildiği, Bu bağlamda davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinden kusur nispetinde haksız fiili işleyen sıfatıyla ...'ın mirasçıları olan dahili davalıların ve ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmaları gerektiği esastır. Bu nedenle davanın kısmen kabulü ile 12.421,50 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi ile dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 12.421,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.ş. İle dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereği alınması gereken 848,51 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 403,03 TL'den mahsubu ile bakiye 445,48 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 2.725 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 2.725 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan toplam 2.195,83 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.155,74 TL'sinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile dahili davalılar vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip
Hakim