2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2007/10483 E. , 2008/9065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Evlilik birliği, davalı ...'in dava sırasında ölmesi nedeniyle hukuken sona ermiştir. Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi; dava devam ederken ölen "davacının" mirasçılarına, "davalının" kusur tespiti yönünden davaya devam edilmesini isteme imkanı getirmiştir. Davalı mirasçılarının böyle bir hakkı yoktur. Davaya devam edilmesini isteme hakkı bulunmayan davalı mirasçısının kararı temyiz hakkı da olmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı mirasçısı...'nun temyiz dilekçesinin gösterilen sebeple REDDİNE, oyçokluğuyla karar verildi. 23.06.2008 (pzt.)
KARŞI OY YAZISI Boşanma davası sonuçlanmadan “davalı eşin ölümü” üzerine evlilik birliğinin sonlanması sebebiyle boşanma davasının “konusuz kaldığı” konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır. Yerel mahkeme “boşanma davasının konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına” karar vermesi gerekirken “davanın reddine” karar vermiştir. Davalının yasal mirasçılarının hükmün “bu sebeple” bozulmasını istemelerine yönelik temyiz dilekçesi ise temyiz hakkı olmadığı gerekçesiyle değerli çoğunluk tarafından reddedilmiştir. Değerli çoğunluk davalı mirasçılarının istemini TMK m. 181 f. II anlamında davanın sürdürülmesi şeklinde değerlendirmiştir. Oysa mirasçıların TMK m. 181 f. II bağlamında/kapsamında bir istemi yoktur. Bu yaklaşım şeklinin bir çok çelişkiye yol açması olası gözükmektedir. Örnek vermek gerekirse : Davalı eşin ölümü üzerine evlilik birliğinin sonlanması sebebiyle boşanma davasının konusuz kalmasına rağmen yerel mahkeme hakimi diyelim “tarafların boşanmasına” karar verse idi yine temyiz dilekçesi reddedilebilecek miydi? Bu bağlamda boşanma davası hakkında ret ya da kabul kararı vermenin teknik anlamda ne farkı vardır? Başka bir anlatımla boşanma kararı veremeyecek hakimin ret kararı da veremeyeceği doğal değil midir? Hükmün açıklanan sebeplerle “karar verilmesine yer olmadığı yönünde” karar verilmek üzere bozulmasına karar vermek gerekirken davalı mirasçılarının “temyiz dilekçesinin reddi” yönünde oluşan değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılamıyorum. KARŞI OY YAZISI Dava, boşanmaya ilişkin olup; davalının, davanın açılmasından sonra yargılama sırasında 17.8.2006 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, evlilik, ölümle sona ermiş, boşanma talebinin konusu kalmamıştır. Mahkemce; "davalı vefat ettiğinden boşanma davasının reddine" karar verilmiş, bu kararı, ölen davalının mirasçısı temyiz etmiştir. Boşanma davası sırasında ölen davalının mirasçılarının davaya devam edilmesini isteme haklarının bulunmadığı; bu hakkın, Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesinde "boşanma davası devam ederken ölen davacının yasal mirasçılarına tanındığı" hususunda sayın çoğunlukla aramızda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Sayın çoğunluk, davalının ölmesi halinde mirasçılarının davaya devam edilmesini isteme haklarının bulunmadığından hareketle, ölenin mirasçılarının verilen kararı temyiz etme hakları da bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Oysa, davalının ölümü nedeniyle dava konusuz kaldığından, ölenin mirasçılarının bu yönde karar istemekte ve verilen hükmü, mirasbırakanları yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti ve onun tarafından yapılmış yargılama giderleri yönünden temyiz etmekte hukuki yararları prensip olarak mevcuttur. O nedenle, temyizin incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, saygın çoğunluğun "ölen davalının mirasçısının kararı temyiz etme hakkı olmadığından" bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi yönündeki görüşüne katılmıyorum.