Esas No
E. 2009/6238
Karar No
K. 2010/15471
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2009/6238 E.  ,  2010/15471 K.

"İçtihat Metni".......

Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylıklar ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacı Kurum, 20.05.1999 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ölen sigortal........hak sahiplerine bağlanan aylıklardan oluşan sosyal sigorta yardımlarının 1479 sayılı Kanun’un 63’üncü maddesi uyarınca zararlandırıcı sigorta olayına karışan aracın kusurlu sürücüsü .......ile araç maliki.....oper ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kusurlu sürücü ...... yönünden davanın kabulüne, araç maliki .....ve sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanun’un 63’üncü maddesinin 3396 sayılı Kanun’la değiştirilen ikinci fıkrasında yer alan “... araç maliklerine...” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 27.03.2000 tarih ve 2000 / 343 Esas 2002 / 41 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi karşısında; araç malikinin anılan madde kapsamında kurumun rücu alacağından sorumluluğu, ancak anılan maddenin öngördüğü “diğer sorumlular” kavramı kapsamında mümkündür. Söz konusu “diğer sorumlulardan” kasıt 2918 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesi hükmünde ifadesini bulan “işleten” olup; öncelikle işletenin ne olduğunun tespiti gerekir.

Şekli ölçüye göre işleten, satışa esas olan tescil belgesinde (m.19), aracın fenni muayene ve trafiğe çıkmasının temelini oluşturan trafik belgesinde (m.21), sigorta poliçesi ile (m.91) vergi kaydında adı yazılı kişidir. Maddi ölçü ise; araçtan ekonomik olarak yararlanmayı ve araç üzerindeki eylemli egemenliği ölçü almaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 3’üncu maddesinde “araç sahibi, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya Noterden lehine satış belgesi düzenlenmiş kişi” olarak tanımlamıştır. Trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan kişi, aracı kendi hesabına ve kendisine ait olmak üzere kullanıyor ve araçtan ekonomik çıkar sağlıyorsa bu kişi hem şekli hem de maddi anlamda işletendir. Burada maliklik sıfatı ile işletenlik sıfatı aynı kişide birleşmiştir. ./.. -2- Anılan maddeye göre işleten, araç sahibi olan veya aracı mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi işleten olarak kabul edilmektedir.

Aynı madde de bir de “varsayımlı işleten” olgusuna yer verilmiştir. Zarar görenleri danışıklı (muvazaalı) işlemlere karşı korumak için bu düzenlemeyi yapılmıştır. Maddeye göre “ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” denilmiştir. Bu durumda; işbu dava benzeri durumlarda öncelikle görünür işletenlerin sorumluluğu yönüne gidilmelidir. Davacıların iddiaları ya da davalıların savunmaları varsayımlı işletenliğe yöneldiğinde, muvazaalı işlemler konusunda genel ilkeler gözetilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.03.2004 gün, 2004/10-165 E. 2004/171 K. sayılı kararı)

Somut olayda; Mahkemece, sürücü davalının, diğer davalı araç maliki.....nam ve hesabına hareket ettiğine dair dosyada bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle, araç maliki hakkındaki dava reddedilmiştir. Ancak, davacı Kurum ya da davalıların varsayımlı işletenliğe yönelik iddia ve savunması bulunmadığı gibi kazaya karışan ........ plakalı aracın trafik sicilinde ......adına kayıtlı olduğu,.........Sigortasının(yapıldığı gün iptal edilmiş olsa bile) adı geçen tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan; 2918 sayılı Kanun’un 17.10.1996 gün ve 4199 sayılı Kanun ile değişik 85’nci maddesinde motorlu aracın, bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi durumunda bu teşebbüs de sorumluluğa katlanacaktır. Teşebbüs sahibi işleten olmayıp, gerek motorlu aracın işleteni gerekse teşebbüs sahibi zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, daval...... işleten ve teşebbüs sahibi sıfatının bulunup bulunmadığı, usulünce araştırılarak, hâsıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

........

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Trafik Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.