Esas No
E. 2012/19560
Karar No
K. 2012/24663
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

3. Hukuk Dairesi         2012/19560 E.  ,  2012/24663 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı; davalı ile 29.08.1997 tarihinde evlendiklerini bu evliliklerinden üç tane çocuklarının olduğunu ve ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2009 tarih 2009/302 esas 2009/502 sayılı kararı ile boşandıklarını ve müşterek çocuklarının velayetlerinin anneye verildiğini, çalıştığı ve iş gördüğü sırada aldığı evi davalının adına kayıt yaptırdığını, 2 yıl sonra davalının ... da avukat vasıtasıyla hakkında icra takibinde bulunup birikmiş olan nafaka borcunu talep etme cihetine gittiğini, ancak işinin olmadığını, aynı zamanda % 81 çalışma iş gücünü kayıp ettiğini, davalının ise babasından kalan emekli maaşını alarak ve günü birlik ev işlerinde çalışarak ek gelir elde ederek geçimini sağladığını, bu nedenlerle nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; boşanma tarihinden bu yana üzerinden 2,5 yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından davacı aleyhine ...

24.İcra Müdürlüğünün 2011/12855 esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davacı aleyhine ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/545 Esas sayılı dosyasıyla nafaka artışı davasının derdest olduğunu, davalının devletten aldığı yakacak yardımı ve komşuların ayrıca kardeşlerinin desteği ile çocuklarını geçindirmeye çalıştığını, evin miras yoluyla intikal etmiş bir mülk olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından açılan nafakaların artırılmasına dair ...1. Aile Mahkemesinin 2011/545 Esas, 2012/31 Karar sayılı dosyası bu dava ile birleştirilmiştir.Mahkemece, davacı sakatlığı sebebi ile hükmedilen nafakaların kaldırılmasını talep etmiş ise de, boşanma sırasında da sakat olduğu boşanma hükmü ile birlikte nafakalara da hükmedildiği, bu kararın yargıtay incelemesinden geçerek onandığı sonraki yıllarda da durumunun ilerlediğine ilişkin bir delil ileri sürülmediğinden davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ve üç çocuk için hükmedilen 100,00 er TL yoksulluk ve iştirak nafakasının aylık 75,00 er TL daha arttırılarak her biri için ayrı ayrı 175,00 er TL'ye çıkarılmasına, her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.TMK’nun 175.maddesinde “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” 176/4.maddesinde de “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir” denilmektedir.Yukarda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.Hakim, nafaka takdirinde nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davacının gelir durumu arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar vermelidir.Davada, davalı kadının eğitimi, sağlığı ve çalışma gücü % 81 sakat ve ilkokul mezunu davacıdan daha iyi olduğu gibi, ikamet ettiği evi ve yetim maaşı vardır. Annesine bakmakla kardeşlerinin yardımından faydalanmaktadır. Bu nedenle boşanma davasından sonra iki yıldan fazla nafaka almadan hayatını idame ettirebilmiş, bu davadan önce birikmiş nafaka alacağı için icra takibi başlatmıştır. Oysa davacı kocanın boşanma esnasında işlettiği bakkal dükkanı varken kapatmış, yazın iş bulduğunda çalışır hale gelmiş ve o davada özrüne ilişkin raporunu sunmamıştır. Çalıştığı zamanlarda aylık kazancı ortalama 400,00-500,00 TL olup, aylık 200,00 TL kira ödemektedir. Bakıma muhtaç olup, yeniden evlenmiş, yükümlülüğü artmıştır. Ayrıca icra takibi nedeniyle birikmiş nafakayı ödeme yükümlülüğü doğmuştur. O halde mali durumunda, yoksulluk nafakasının hükmedildiği duruma göre iyileşme olmamış aleyhe gelişmeler yaşamıştır. O nedenle yanılgılı gerekçe ile davanın reddi, karşı davanın kısmen kabulü ile ödeme gücünü aşacak şekilde nafaka taktiri doğru görülmemiştir.

Bu itibarla 6100 Sayılı HMK.un geçici 3.maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü gereğince yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.