11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2016/7148 E. , 2019/954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, yasal koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulaması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca REDDİNE oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; I- Sanık hakkında “Defter ve Belge İbraz Etmeme“ suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına“ ilişkin kararların, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin CMK'nin 264/2. maddesi uyarınca itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının bu yönden merciince karara bağlanmak üzere incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Sanık hakkında "2010 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçu yönünden kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında "2010 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında faturalara konu alışverişlerin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesine karşın, UYAP üzerinden yapılan kontrolde sahte faturaları düzenlediği iddia olunan ... isimli mükellefin İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 13.09.2013 tarihli 2012/229 Esas ve 2013/482 Karar sayılı ilamı ile “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından mahkûmiyetine dair kararların temyiz edilmeden kesinleştiğinin anlaşılması; sanık hakkında tanzim edilen 09.11.2012 tarihli ve 2012/A-2359/9 sayılı vergi inceleme raporu ve eklerinde, sanığın 2010 yevmiye defterinde herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmekle birlikte, 11.01.2010-09.06.2010 tarihleri arasında düzenlenen KDV dahil toplam 481.700 TL bedelli faturaların, giderlerin fazla ve ticari bilanço karının az gösterilmesi amacıyla genel yönetim giderlerine kaydedildiği ve kurumlar vergisi beyannamesinde kullanıldığının açıkça belirtilmesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında mahkûmiyet kararı veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; sahte fatura kullanma suçu yönünden gerekçeli karar başlığında “Ocak-Haziran 2010“ olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu faturaların kurumlar vergisi indiriminde de kullanılmış olmaları nedeniyle “26.04.2011“ olarak ve hüküm kısmında TCK‘nin 43. maddesine ilişkin uygulamanın yapıldığı bölümde sehven “sahte fatura düzenlemek“ olarak belirtilen suç adının “sahte fatura kullanmak“ şeklinde mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artıran ve azaltan nedenlerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.