13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2018/6844 E. , 2019/33 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, alt iş veren sıfatıyla ...adlı işçiyi çalıştırdığını, iş akdinin belirtilen şahsın emekli olması nedeniyle sona erdiğini, kıdem tazminatının ödenmesi için ... İş Mahkemesine dava açıldığını ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, haciz tehdidi altında toplam 22.070,49 TL'yi ödediğini, ödenen tazminatın kendi payına düşen kısmının mahsubundan sonraki bakiye kalan kısmından davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın ödeme tarihinde itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, ihale şartnamesine göre davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin iş hukukundan doğan her türlü işçilik haklarından dolayı sorumlu olduğu ve buna göre son iş veren olması nedeniyle ödediği tazminat nedeniyle davalı ... Rektörlüğünden tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1.Her ne kadar mahkemece, davalı ... Rektörlüğünden tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; HMK'nun. 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekâlet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda, davalı olan ve karar başlığında adı geçen Piripak Limited Şirketi hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı ... Limited Şirketi hakkında hüküm kurulmamış olması, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında HMK'nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.