13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2013/22170 E. , 2013/31181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirketten aldıkları mikrodalga fırını yemek ısıtmak için çalıştırdıklarında, 15-20 saniye sonra fırından sarı bir gaz çıkmaya başladığını, öksürmeye başladıklarını, gözlerinde yaşarma ve nefes alamama gibi şikayetlerle hastaneye gittiklerini, Onkoloji Hastanesinde yaptırdıkları kan testlerinde bazı değerlerin yüksek çıkması üzerine hastanenin, bu gazların ne olduğunu sormalarını istediğini, davalının çağrı merkezini defalarca aramalarına rağmen yetkili kimseye ulaşamadıklarını, 5,5 aylık oğulları ... uyku halinin devam etmesi üzerine çocuklarını Doktor Sami ... Çocuk Hastanesine sevk ettiklerini, burada da doktorların, fırının içindeki gazların ne olduğunu sorunca çağrı merkezini defalarca aradıklarını ve 2 saat sonra ulaşabildiklerini, çağrı merkezinin gazların içeriğinde bir tehlike olmadığını bildirmesine rağmen zehirlenme danışma hattını aradıklarında fırın içinde iyonize edilmiş bazı gazların olduğunu, ani bir ölüme sebep olabileceğini, çocuğun 24 saat müşahade altında tutulması gerektiğini söylediklerini, çocuklarından defalarca kan alındığını, oksijen verildiğini, bütün gece müşahade altında tutulup, hayati tehlikesi olduğuna dair rapor verildiğini, davalı firmanın ihmalkar tutumu nedeniyle firmaya ait bir bilginin 2 saat sonra cevaplandığını ileri sürerek, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Adli Tıp raporundan davacının çocuğunun karbonmonoksit entoksikasyonu nedeniyle takip ve tedavi edildiği, rapor içeriği ve...çözümündeki konuşmalar dikkate alındığında davacının, davalının ürettiği mikrodalga fırının arızası nedeniyle çocuğun zehirlendiği endişesi taşıdığı, çağrı merkezi görüşmelerinde davacıyı tatmin edici cevap verilmeyince davacının 2013/22170-31181 endişesinin arttığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın 24.1.2012'den itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Manevi tazminatın dayanağı 4721 sayılı TMK.nun 24 ve 818 sayılı Borçlar Kanununun 49.maddeleridir. TMK.nun 24.maddesi "Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına her türlü saldırı hukuka aykırıdır." Yine BK.nun 49/1 maddesi "şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir" düzenlemesi bulunmaktadır. BK.nun 98.maddesi delaletiyle haksız fiiller babında yer alan 49.maddesinin sözleşme ilişkilerine de uygulanabileceği konusunda bir duraksama olmamalıdır. Ne var ki, manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı da aranmalıdır. Sözleşme ilişkilerinde manevi tazminatın kabul edilebilmesi için salt sözleşmeye aykırı davranmak yeterli değildir. Ayrıca sözleşmenin ihlaliyle birlikte kişilik haklarının da (kişinin yaşamı, sağlığı, beden ve ruh tamlığı, düşün uğraşısı, onur ve saygınlığı, resmi ve özel yaşantısı gibi..) ihlali gerekir. Burada kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur. Somut olayımızda davacının şahsiyet haklarına bir saldırı bulunmadığından, salt davacının endişesinin artması şahsiyet haklarına saldırı niteliğinde olmadığından manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.