3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2017/13597 E. , 2019/1741 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı şirket; doğalgaz tüketim bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattıkları icra takibine, davalının itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda; Davanın kabulüne dair kararın 15.10.2003 tarihinde verildiği ve gerekçeli kararın davalı tarafa 12.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Dava; fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Hüküm, verildiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Hüküm verildiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra karar ve ilam harcı yatırılarak kendisine ilam tebliğ edilen borçlu temyiz yoluna başvurarak ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle hükmün bozulmasını isteyebileceği gibi temyiz etmeden de hükmün icraya konulması halinde İİK 33 ve 33/a maddelerine göre ilamın zamanaşımına uğradığını bildirip takibin durdurulmasına karar verilebilir.
Hükmün tefhiminden itibaren, on yıl geçtiği halde, ilamın taraflara tebliğ edilmemiş bulunması halinde, buradaki zamanaşımı konusunda, 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çıkarılmıştır. Bu İçtihatı Birleştirme Kararına göre, burada bahsedilen zamanaşımı, dava zamanaşımı olup, mahiyeti itibariyle işten el çekmiş bulunduğundan yerel mahkemede değil, Yargıtay'da temyiz sebebi olarak ileri sürülebilecektir. Yargıtay bu temyiz sebebini yerinde görür ise, yani hüküm ile tebliğ günü arasında on yıl geçmiş ise, kararı esasa girmeden, sadece bu sebepten bozacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 01.06.1988 gün 1987/805 E. ve 1988/445 K. sayılı kararı ) Öyle ise mahkemece; bu ilkeler gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir.