15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2019/863 E. , 2019/1563 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün davacı-birleşen dosya davalısı ile davalı-birleşen dosya davacıları (... Mirasçıları hariç) vekillerince temyiz edilmiş, davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nden kaynaklanmakta olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle iki ayrı dava olduğu halde, mahkeme karar başlığında ayrı ayrı gösterilmemesi ve ayrıca Avukat ... ’in birleşen dosyada davacılar vekili olduğu halde, davalılar arasında gösterilmesi, maddi hata olup, bu hususların mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, ayrıca daireler arasındaki değer farkı tartışması teknik bir konu olduğundan inşaat mühendisi bilirkişi görüşüne itibar edilmesinin doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin tüm, davalı-birleşen dosya davacıları vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı-birleşen dosya davacıları vekilinin asıl dosyaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davacılar asıl davada istemlerine faiz istemişlerse de, faiz türünü belirtmemişlerdir. Bu durumda alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken, bu husus gözetilmeden avans faizi uygulanması doğru olmayıp, kararın bozulması gerekir ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması, HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğidir.