17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2009/9347 E. , 2010/4222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... şirketi vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın müvekilline çarparak yaralanmasına neden olduğunu davacının, işgöremezlik oranının % 50 oranında olduğunu, sigorta şirketinin 14.442 TL. tazminat belirlediğini poliçe limitinin ise 7.000 TL. olduğunu, bu miktarın davalı ... şirketi tarafından ödeneceği için ibraname verdiklerini ancak sigorta şirketinin acentasının 200 TL. avans ödediğini, kalan miktarın ödenmediğini belirterek 6.800 TL. tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 7.000 TL. nin ödenerek ibraname alındığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından yapılan ödemeye ilişkin makbuz ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile 6.800 TL. tazminatın 7.9.2001 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... şirketi vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı ... şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davalı şirkete sigortalı araç ticari araç olup, davacının talebi de gözetilerek avans faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.