2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2019/1397 E. , 2019/2925 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; iştirak nafakası ve maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece verilen ilk hüküm tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 29.11.2016 tarih, 2015/1491 esas ve 2016/5385 karar sayılı ilamı ile davalı-davacı kadının cevap dilekçesinde şiddet eylemine dayanmadığı gibi davacı-davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmemesi vakıası ise davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle manevi tazminatın reddi gerektiği ve kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ile ortak çocuk yararına verilen iştirak nafakasının miktarı yönünden karar bozulmuş, diğer yönlerden onanmıştır. Davalı-davacı kadının karar düzeltme talebi üzerine, Dairemizin 18.10.2017 tarih, 2017/1388 esas ve 2017/11261 karar sayılı ilamıyla kadının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar düzeltme talebi kabul edilmiş ve Dairemizin 29.11.2016 tarih, 2015/1491 esas ve 2016/5385 karar sayılı ilamının ikinci bendinde yer alan bozma kararının birleşen boşanma davasında kadının fiziksel şiddet vakıasına dayandığı ve toplanan delillerle ispatladığı anlaşıldığından kaldırılmasına, davalı-davacı kadının fiziksel şiddet sebebiyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı, ne var ki kadın tarafından 15.000 TL manevi tazminat talep edildiği halde, talep aşılarak (HMK m.26), 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmaması sebebiyle manevi tazminat yönünden hükmün değişik gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, diğer yönlerden ise karar düzeltme talebi reddedilmiştir. Dairemizin bu bozma kararı ile ilk verilen hüküm kadın lehine verilen maddi ve manevi tazminat ile iştirak nafakası yönleri ile tamamen ortadan kalkmış olup diğer yönlerden kesinleşmiştir. Dairemizin bozma kararında kadın yararına hükmedilen maddi tazminat ile ortak çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının az olduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda mahkemece, iştirak nafakası ve maddi tazminat bakımından kararın kesinleştiğinden bahisle bozma sonrası verilen 14.03.2018 tarihli ikinci kararda iştirak nafakası ve maddi tazminata yönelik yeniden hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.