17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/7917 E. , 2013/2242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Ümraniye 2.İcra Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyasından uygulanan 05.5.2009 tarihli haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne (haczin kaldırılmasına) karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haciz yapılan adresin borçluya ait olduğunu, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, aynı adreslerin kullanıldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; olayda İİK.nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin davacı 3.kişi yararına olduğu, aksinin ve mahcuzların borçluya ait olduğunun davalı alacaklı tarafından kesin ve yeterli delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava 3.kişinin,
İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Takip konusu alacak 17.3.2004 tarihli iş kazasından kaynaklanan ve mahkeme ilamına dayalı işçi alacağına ilişkin olup, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davalı alacaklı iş kazasının meydana geldiği tarihte dava ve takip dışı Yapkon İnş.Taah.Müh.Ltd.Şti. elamanı olarak görünmekte ise de bu şirket ortaklarıyla 02.11.1999 tarihinde tescili yapılan borçlu şirket ortakları arasında aynı kişiler bulunduğu gibi, dava konusu 05.5.2009 tarihli haciz işlemi Yapkon İnş.Taah.Müh. Ltd.Şti. nin ticari faaliyette bulunduğu aynı adreste yapılmıştır. Mevcut kayıtlara göre borçlu şirketin de 27.3.2008 tarihine kadar haciz yapılan bu adreste faaliyette bulunduğu, bilahare adres nakli yaptığı ve takip dosyasından ödeme emri tebliğinin Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince ticaret sicilde görünen adresine yapıldığı, buna göre 15.1.2008 tarihinde haciz uygulanan adreste şube açan davacı 3.kişi ile borçlunun çakışan dönemlerde aynı adreste ticari faaliyet yürüttükleri anlaşılmaktadır. Haciz tutanağında borçlu şirketin ticaret sicilde görünen ve ödeme emri tebliğ edilen adresinin kapalı olduğu da tespit edilmiştir.
Öte yandan, davacı 3.kişi ile yukarıda anılan şirket ortakları arasında değişik tarihlerde hisse devirleri yapılsa da bu kişilerden bir kısmının benzer isim ve soy isimdeki kişiler olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte borçlu şirket ünvanındaki “Uzaykon” ibaresiyle davacı 3.kişinin unvan değişikliğiyle aldığı “Uzay Sistem” ibaresi ve “Yapkon” ibareleri benzer çağrışımlar yapan şirket isimleri olup, aynı ya da benzer ticari konularda değişik isimler altında faaliyette bulunan bu şirketlerin ortakları yönünden de iç içe geçmiş bağlantı bulunduğu görülmektedir. SSK sigorta müfettişlerinde düzenlenen 02.3.2005 tarihli Kayıt İnceleme Tutanağı içeriğinden de bu şirketler arasındaki bağlantı açıkça görülmektedir.
Dosya içindeki Ümraniye 2.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından aynı borçlu aleyhine 11.2.2008 tarihinde başlatılan ilamlı takipte (dava konusu haciz adresiyle aynı olan yerde) ödeme emrinin 11.2.2008 tarihinde tebliğ edildiği kişinin önceki dönemlerde borçlu şirket ortaklarından olduğu görüldüğü gibi, anılan takip dosyasından 11.3.2008 tarihinde bu adreste uygulanan haciz sırasında borçlu şirket ortağının hazır bulunduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı 3.kişi ve borçlu şirket ile belirtilen şirketler arasında organik bağ bulunduğu, aralarında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığı,
İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, danışıklı bu işlemlerinin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı 3.kişinin ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı da belirlenmiş olup, davacı tarafından ibraz edilen, borcun doğumundan sonraki tarihlere ilişkin ve her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerle yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz edilemez. O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.