15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2011/6169 E. , 2012/2521 K.
"İçtihat Metni"Davacı ... Müh. ve İnş. A.Ş. ile davalı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen...'ndan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 23.05.2011 tarih ve 2011/284 D.İş sayılı karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ve dosya ...
5.Asliye Ticaret Mahkemesince 03.10.2011 tarihli yazı ile gönderilmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Prof. Dr. ..., Prof. Dr.... ve Prof. Dr. ...'ndan oluşan Hakem kurulunca bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.05.2011 günlü hakem kurulu kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.1.1994 günlü ve Esas 1993/4, Karar 1994/1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda taraflar tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin, uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözümlenmelerini öngördükleri takdirde, buna aykırı karar verilmesinin temyiz nedeni oluşturacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki hakem şartında, (sözleşmede) uyuşmazlığın Türk Maddi Hukuk kurallarına, kanunlara ve sözleşmelerine göre çözümlenmesi kabul edilmiştir. Bu nedenle temyiz konusu karar HUMK'nın 533. maddesinde sayılan nedenlerle ve yasa ile sözleşme hükümlerine aykırılıklar halinde de bozulabileceğinden dosya ve temyiz nedenlerinin bu doğrultuda incelenmesi gerekli görülmüştür; Dosyadaki bilgilere, toplanan delillere sözleşme ve yasa hükümlerine, hakemlerce yapılan yargılama sonucunda verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı şirket vekilinin tüm, davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Hakem kurulunca davanın değeri 33.514.628,00 TL kabul edilerek reddedilen 26.035.828,05 TL üzerinden davalı Bakanlık yararına 98.030,82 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Oysa dava dilekçesine göre davanın değeri 67.014.627 ,00 TL olduğundan reddedilen kısım 67.014.627,00 TL - 7.478.799,95 TL = 59.535.827,05 TL'dir. Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen kısmı üzerinden 131.531,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Yine dava değeri olan 67.014.627,00 TL ile red ve kabul edilen miktarlar oranlandığında davanın red-kabul oranı %11,159-%88,841 olmaktadır. Yargılama giderlerinin bu orana göre paylaştırılması gerekirken hatalı olarak belirlenen red kabul oranlarına göre paylaştırılması da doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile 1086 HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.