(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/1757 E. , 2013/15326 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak-Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve menfi tespit davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve depozito ve kombi bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde kiralananı 1/4/2011 tarihinde tahliye ettiğini davalının 11/7/2011 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve sözlemenin 15. maddesine göre vermiş olduğu depozito ve kombi masrafı bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tahliye kanıtlanamadığından, kira alacağı yönünden davanın reddine ancak depozito ve kombi masrafı bedeli olarak toplam 2120 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyizi yerinde değildir.
2.Davalının icra inkâr tazminatı, yargılama masrafları ve depozito bedeline ilişkin temyiz itirazına gelince; Davada dayanılan ve hükme esasa alınan 22.2.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 15. maddesinde “… Kiracı mecuru herhangi bir nedenle tahliye ettiği zaman icra davası masrafları, kira borçları ve bilumum borçlar mahsup edildikten sonra teminatın kalan kısmı kiracıya TL bazında iade edilecektir. Kiracı, ev sahibine yönetimden borcu yoktur yazısı, elektrik, su ve doğalgaz idarelerinden hesap kesme belgelerini ibraz etmeden teminatın kiracıya geri ödenmeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup taraflar bağlar. Davacı 15. Maddedeki şartları yerine getirdiğini kanıtlayamadığına göre depozito bedelinin iadesine karar verilemez. Ayrıca davalının talep etmiş olduğu icra inkâr tazminatı konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi ve kesif masrafları davalı tarafından karşılanmasına rağmen davacı tarafından yapılmış gibi hüküm kurulması da doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.