12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/16654 E. , 2013/25128 K.
"İçtihat Metni"
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10.maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3.maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/8.maddesi uyarınca, tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda, buna ilişkin kaydın (şerhin) tebliğ evrakı üzerine yazılması zorunludur. Bir diğer anlatımla 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebliğ evrakı üzerine tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt düşülmesi zorunludur.
Diğer taraftan, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için ise, bu maddenin, tebliğ tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olan 6099 Sayılı Yasanın 9.maddesi ile değişik 2.fıkrası uyarınca, muhatabın, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilememiş olması zorunludur.
Somut olayda şikayetçinin mernis adresi olan adresine çıkartılan satış ilanı tebligatının 06.09.2011 tarihinde bila tebliğ iade gelmesi üzerine yeniden Pırlanta adresi yazılarak tebliğe gönderildiği tebligatın ''Şişli tevziat sahasında böyle bir cadde ve sokaka ismi yoktur'' şerhiyle 18.11.2011 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi istemiyle tebligat çıkartıldığı ve tebligatın ''Adres itibarıyle Mecidiyeköy tevziatına ait değildir '' şerhiyle 17.07.2012 tarihinde iade edildiği, bu defa şikayetçiye izaleyi şüyuu dosyasında tesbit edilen iki farklı adreste Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 30.11.2011 ve 08.12.2011 tarihlerinde satış ilanının tebliğ edildiği görülmektedir.
Satış ilanının şikayetçiye tebliğ tarihi olan 08.12.2011 tarihi itibariyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10, 21 ve 35.maddelerinde değişiklik yapan 6099 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmiş bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda icra müdürlüğünce, borçlunun adres kayıt sisteminde adresinin bulunup bulunmadığı belirlenerek, nüfus kayıt sisteminde tespit edilen mernis adresine 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkra uyarınca satış ilanının tebliği gerekirken, bu yapılmadan 7201 Sayılı Kanun'un 35.maddesine göre yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Şikayetçiye satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece satış ilanının tebliğ edildiği tarih itibariyle borçlunun, adrese dayalı kayıt sisteminde adresi bulunduğuna göre, tebliğ işlemi usulüne uygun olmadığından ihalenin feshi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.