17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/5724 E. , 2013/4509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı borçlu mirasçıları vekili ile davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı ... vekili, davalı borçlu muris Nuri aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu olan Basın İlan Kurumundan olan alacaklarını diğer davalı ... Güneydoğu Gazetecilik Matb. ve Kağıtçılık AŞ’ye devrine ilişkin temlik tasarrufunun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlunun vefatı sonrasında mirasçılarına tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmiştir. Diğer davalı Şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, dava konusu temlikin, vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödeme mahiyetinde ve borçlunun durumunu bilen Şirket lehine olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı borçlu mirasçıları vekili ile davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı borçlunun ölümü üzerine mirasçılarından İpek’in mirası red için açtığı davanın kesinleşmediği ve diğer mirasçı Ömer tarafından terekenin tespiti davası açıldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Her iki davanın da taraf teşkiline etki edeceği de açıktır. Taraf teşkili dava şartlarından olup mahkemece resen nazara alınması gerekir. Taraf teşkili sağlanmadan davanın neticelendirilmesi doğru olmadığı gibi taraflardan birinin bunu talep etmesine de gerek bulunmamaktadır. Hal böyle olunca bu iki davanın sonucunun beklenmesi, gerektiğinde kesinleştirilmesi için mehil verilmesi ve açılan davanın ticari niteliği bulunmadığından basit yargılama usulüne tabi olarak görülen işbu davada ilk celseye kadar ileri sürülmüş olan işbölümü itirazının da kabul edilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.