8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2009/7228 E. , 2010/2166 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair İzmir 6. Aile Mahkemesinden verilen 09.11.2009 gün ve 555/967 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1981 yılında evlendiklerini, 02.05.2008 tarihinde kesinleşen mahkeme hükmüyle boşandıklarını, müvekkilinin evlilik birliği içerisinde edinilen 6067 ada 2 parsel üzerindeki 7 nolu bağımsız bölümün alınmasına katkıda bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000 TL katkı payı alacağının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, TMK.nun 178.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, boşanma kararının kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar TMK.nun 178.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Eşler arasında boşanma davası 05.10.2007 tarihinde açılmış, tarafların boşanmalarına ilişkin karar 02.05.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davaya konu 6067 ada 2 parsel üzerindeki 7 nolu bağımsız bölüm 29.07.1997 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir. Dava; 743 sayılı TMK.nun 170.maddesi uyarınca evlilik birliği içerisinde ve mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmaza yapılan katkının alınmasına yönelik katkı payı alacağı davasıdır. Dava konusu bağımsız bölüm mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önce alınmış bulunduğundan uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Katkı payı alacağına ilişkin zamanaşımı konusunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda bir hüküm mevcut değildir. Borçlar Kanununun 125. maddesindeki “bu konuda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava on senelik müruru zamana tabidir.” hükmündeki (her dava) sözcüklerini “bütün alacaklar” tarzında anlamak gerekir. Zamanaşımının başlangıcı da mal rejiminin sona erdiği tarih olan 05.10.2007 günüdür (MK.md.225). Türk Medeni Kanununun genel nitelikli hükümler kenar başlığını taşıyan 5. maddesi uyarınca Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır. Mahkemece, olayda 10 yıllık dava zamanaşımı süresinin uygulanması gerekirken hatalı değerlendirme sonunda, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu döneme ilişkin katılma alacakları hakkındaki TMK.nun 178.maddesinde açıklanan kuralın somut olayda uygulanması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin kabulüyle usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.