17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2012/14836 E. , 2013/2923 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 3.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasından 16.8.2007 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, mahkeme kararıyla borçlu hakkındaki takibin imza itirazı nedeniyle durdurdulduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 22.5.2008 gün ve ... sayılı ilamıyla borçlu hakkındaki takibin imza itirazı nedeniyle durdurulduğu, ortada devam eden bir takip bulunmadığı, davacı tarafından sunulan faturaların her zaman temin edilebileceği, davacının davasının yerinde olmadığının gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, Dairemizin 15.3.2011 gün ve 2010/10095-2011/2292 sayılı ilamıyla borçlunun imza itirazı kabul edilerek İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 22.5.2008 gün ve 2007/843-2008/415 sayılı kararıyla takibin durdurulmasına karar verildiği, hacizlerin kendiliğinden düştüğü, davanın konusuz kaldığına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava konusu hacizli taşınır mallar üzerindeki haczin, İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 22.5.2008 gün ve 2007/843- 2008/415 sayılı takibin durdurulmasına ilişkin kararıyla kendiliğinden düştüğü, davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak bu halde davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin nispi olarak yükletilmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu haciz borçluya ait adreste, borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapılmıştır. Borçlu şirket ile 3.kişi şirketin adresi ortakları aynıdır. İİK'nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi alacaklı yararına olup davacı 3.kişi karine aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edememiştir. Bu durumda davacı 3.kişi davasında haksız olduğundan davalı alacaklının davaya sebebiyet verdiğinden söz edilemez. O halde davaya sebebiyet vermeyen davalı alacaklı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek davacı 3.kişi yararına avukatlık ücretine hükmolunması doğru değildir. Ne varki, bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2.maddesi delaletiyle HUMK'nin 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.