Esas No
E. 2016/11909
Karar No
K. 2019/33325
Karar Tarihi
Karar Sonucu
DÜŞÜRÜLMESİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2016/11909 E.  ,  2019/33325 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SUÇ: 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,

II) Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Suça sürüklenen çocuk hakkında kaçak ve bandrolsüz sigara bulundurduğu iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sırasında, katılma ve kanun yollarına başvuru hakkı bulanan TAPDK'ın haberdar edilmeden davanın neticelendirildiği ve 15.03.2013 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla,

Suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturup, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, Gümrük İdaresi'nin davaya katılma hakkının olmadığı bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 15.03.2013 tarihli hükme yönelik Gümrük İdaresi'nin değile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği gözetilmeden, Gümrük İdaresi vekilinin itirazı üzerine Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.05.2013 tarihli itirazın kabulüne ilişkin kararı üzerine, yeni esasa kaydedilen dosyada suça sürüklenen çocuk hakkında yeniden karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de, hükmün inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu,

TCK'nun 66/2. maddesi gereğince bu sürenin 4 yıla düştüğü gözetilerek, zamanaşımını kesen son işlemin suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 02.03.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 4 yıllık asli zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafıinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve TCK'nun 66/2. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine. 13/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog