7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2015/19708 E. , 2019/33481 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla sanığın eyleminin 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden 5607 sayılı Yasaya muhalefetten yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanığın adli sicil kaydında sabıkadan sayılmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu halde, hükümde "...sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olması gözönüne alınarak suç işlemeyi alışkanlık haline getirdiği ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından...” şeklindeki hatalı ve yasal olmayan gerekçeler ile hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3.
CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın talimat yoluyla alınan savunmasında, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği ve talimat yazısında ödenmesi gereken zarar miktarının gösterilmediği de nazara alınarak, kaçakçılık suçlarında yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğu ve bu zararın ödenmesi için süre verilerek sonucuna göre gerektiğinde CMK’nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “...sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olması gözönüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından..." şeklindeki hatalı ve yasal olmayan gerekçelerle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1.Somut olayda teşdiden ceza tayini gerekmekte ise de; 5237 sayılı TCK'nun 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınıp, orantılılık ölçütü de gözetilerek sanık hakkında hakça ceza tayini yerine, yazılı gerekçeyle ve hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde, adli para cezası yönünden orantısız olarak alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi,
2.Suçta ele geçen eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollaması ile TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmolunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.