Esas No
E. 2012/23748
Karar No
K. 2013/15682
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2012/23748 E.  ,  2013/15682 K.

"İçtihat Metni"......

Dava itirazın iptaline ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne davacı Kurum tarafından yapılan takipte, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 26.182,28 TL asıl alacak 792,01 TL işlenmiş faiz üzerinden devamına, artan kısma ve %40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Eldeki davada; davacı Kurumun, 15.11.1949 doğumlu davalıya 25.09.1996 tarihli talebine istinaden, 01.10.1996 tarihinden itibaren, 20.04.1982-31.07.1992 tarihleri arasında, 3701 Gün 1479 sayılı Yasa, 30.11.1972-19.04.1978 tarihleri arasında 3379 gün sanatçı borçlanması ve 30.07.1969-30.03.1971 tarihleri arasında 600 gün askerlik borçlanması toplamı olmak üzere 3979 gün borçlanma günü ve 1275 gün de 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları nedeniyle 506 sayılı Yasanın 60. Maddesi gereğince toplam 8955 gün üzerinden aylık bağladığı; sonrasında, ceza yargılaması ve yapılan soruşturma sonucunda 3701 Günlük 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının -oda kaydındaki tahrifat ve sahtecilik nedeniyle- fiili olmadığı gerekçesi ile gün sayısının 3701 değil, 1066 gün olduğunu belirledikten sonra, şubat 2008 tarihinde yapılan işlemle, davalıya bağlanan aylığı başlangıcından itibaren keserek, 01.10.1996-19.01.2008 tarihleri arasındaki davalıya yapılan yersiz ödemelerin tahsili için, aleyhine takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durması sonrasında, bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, davalının sahte oda kaydı nedeniyle, sigortalılık başlangıcının 15.08.1989 tarihinden geriye doğru 3979 gün giderek 26.07.1978 tarihini esas alarak değerlendirme yapılması yerinde ve isabetli ise de; davalıya 506 sayılı Yasanın aylık bağlanılması ile ilgili geçiş hükümlerinin hangilerinin uygulanacağı ve davalının aylık kazanma şartlarını kazandığı günün tespiti ve bu tarihten itibaren aylık bağlanması gerektiği gözetilmeksizin, davalının 28.01.2008 tarihli talebi dikkate alınmak suretiyle ve yanılgılı değerlendirme ile kararın verildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun yaşlılık sigortasından aylık tahsis koşullarının düzenlendiği geçici 81. maddesinde, kademeli geçiş hükümleri öngörülmüştür. Bu düzenlemelerde, yaşlılık aylığı bağlama koşulları, belirli gruplar halinde düzenlenmiş olup, her somut olayda, o sigortalının dahil olduğu gruba ilişkin koşullar esas alınmalıdır. ./.. -2-

Maddenin (B) bendinin (a) alt bendinde, 23.05.2002 tarihinde; 25 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş, 5000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş, erkek ise 44 yaşını tamamlamış olanlara istekleri durumunda yaşlılık aylığı bağlanacağı belirtilmiş, bu koşulları 23.05.2002 günü itibarıyla yerine getiremeyenler yönünden (b) alt bendinde ayrı düzenleme yapılarak, sigortalıların sigortalılık durumlarına göre, hangi yaşa tabi oldukları açıklanmıştır.

Eldeki davada ise, davalının 15.11.1949 doğumlu olduğu dikkate alınarak, 26.07.1978 tarihinden itibaren 25 yıl sigortalılığını,44 yaşı ve 5000 prim ödeme gününü doldurduğu 26.07.2003 tarihini takiben aybaşı olan 01.08.2003 tarihi itibarı ile aylığa hak kazandığı gözetilmeksizin, mahkemece, aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının aylığının 01.02.2008 tarihinden itibaren başlatılması isabetsiz görülmüştür.

Diğer taraftan, davalının sahte oda kaydı nedeniyle bir kısım hizmetlerinin iptali durumunda, davacı kurumun yanılgısının kendi hatasından değil, sigortalının kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakta olup, davacı Kurumun 5510 sayılı Yasa’nın 96/1. Maddesinin (a) alt bendine göre istem hakkının kapsamının belirlenmesi ve bu arada da davalının hizmet süresinin düşmesi de dikkate alınarak, aradaki fark aylıklar bakımından da davacı kurumun 10 yıllık sürede istem hakkına sahip olduğu gözetilerek, aldırılacak bilirkişi raporu sonrasında, davacı Kurumun alacağını belirlemek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Kabule göre de, yersiz ödenen aylıkların tespiti bakımından, takip konusu asıl alacağın likit, yani belirlenebilir olması karşısında, borçlunun, asıl alacak üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde icra inkar tazminatına yönelik istemin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi. ......

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 506 sayılı Kanun K1479 md.60 K5510 md.96/1 K506 md.81
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog